|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
dikey
-
Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi.
-
Dik olarak.
-
Üç-Boyutlu yerlem eksenleri gibi, birbirine dik olan.
-
Üç-Boyutlu yerlem eksenleri gibi, birbirine dik olan.
-
Perpendicular. orthogonal. apeak. normal. plumb. sheer. upright. vertical.
-
Orthogonal. perpendicular. upright. vertical. vertical amudi.
-
Perpendicular. vertical. upright.
-
orthogonal
-
Rechtwinklig, orthogonal
-
orthogonal
-
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
Örnek:
Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim. H. Taner
-
Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan
Örnek:
Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor. H. E. Adıvar
-
Konu edilen, bilinenden ayrı nesne ve kimse için teklik veya çokluk olarak başkası, başkaları biçiminde kullanılan bir söz
Örnek:
Başkalarının otuz liraya yaptığı bir kostümü siz niye seksen liraya yapıyorsunuz? R. N. Güntekin
-
"Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
-
Other. another. different. alternative. distinct. other than. apart from. else. forth. otherwise. except. save. but. saving. hetero-. beside. save. barring. excepting. saving. another.
-
Alternative. another. atypical. different. else. further. other.
-
Other. another. different. except. apart from. other than. alternative. else. several.
doğru(nedir ne demek)
-
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
-
Gerçek, yalan olmayan.
-
Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
Örnek:
Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
-
Gerçek, hakikat
Örnek:
Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
-
İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
-
Yanlışsız, eksiksiz.
-
Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
-
Yakın, yakınlarında
Örnek:
Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
-
1- Gerçeğe uygun olan. 2- (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
-
Akla, mantığa uygun.
-
Dürüst, namuslu, ahlaklı.
-
True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.
-
True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming. fitting. mathematical. precise. upright.
-
correct.
-
true
-
vrai
-
verus
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|