Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dik doğru nedir, dik doğru ne demek (dik doğru nnd)

dik doğru nedir, dik doğru ne demek?

dik doğru

  1. Verilen bir doğruya veya düzleme dik olan doğru.
  2. (en) Perpendicular line.
  3. (fr) Droite perpendikulaires

Türetilmiş Kelimeler (bis)

dik (nedir ne demek)

  1. Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
    Örnek: Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı
  2. Eğimi dike yakın olan
    Örnek: Dik bir dereye indiler. Ö. Seyfettin
  3. Yatık durmayan, sert.
  4. Sert, kalın, tok (ses)
    Örnek: Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler. A. İlhan
  5. Sert (bakış).
  6. Ters, aksi (söz).
  7. Kaba, yersiz (davranış)
    Örnek: Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı. H. E. Adıvar
  8. Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş.
  9. Bk.Dikme.
  10. Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan.
  11. Sert, aksi.
  12. Sert, kalın, tok
  13. (en) Rough.
  14. (en) Perpendicular.
  15. (en) Upright.
  16. (en) Vertical.
  17. (en) Straight.
  18. (en) Steep.
  19. (en) Bluff.
  20. (en) Upstanding.
  21. (en) Erect.
  22. (en) Horny.
  23. (en) Abrupt.
  24. (en) Arduous.
  25. (en) Bold.
  26. (en) Jagged.
  27. (en) Precipitous.
  28. (en) Rapid.
  29. (en) Scarped.
  30. (en) Sheer.
  31. (en) Square.
  32. (en) Stand-Up.
  33. (en) Stiff.
  34. (en) Uprightly.
  35. (en) Precepitous.
  36. (en) İntent.
  37. (en) Fixed.
  38. (en) Penetrating.
  39. (en) Right.
  40. (en) Obstinate.
  41. (en) Normal.
  42. (en) Plumb.
  43. (en) High.
  44. (en) Aplomb.
  45. (en) Orthogonal.
  46. (en) Standing.
  47. (en) Uphill.
  48. (en) Rigid.
  49. (en) Starched.
  50. (en) Scrap.
  51. (en) On end.
  52. (en) Stand up.

dikme (nedir ne demek)

  1. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
  2. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk
    Örnek: Bir ocakta bir dikme. Atasözü
  3. Ağaç, direk.
  4. Fidan, yeni dikilmiş fidan.
  5. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna.
  6. Dikey olan doğru veya düzlem, amut.
  7. Dikmek işi.
  8. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru.
  9. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru.
  10. Yüksek atlamalarda, aşılması gereken çıtayı taşıyan ayakların konduğu direklerden her biri.
  11. Mobilyanın düşey yöndeki çatkı parçalarına verilen ad.
  12. Bk. dikme
  13. (en) Sewing.
  14. (en) Erection.
  15. (en) Planting.
  16. (en) Plant.
  17. (en) Pale.
  18. (en) Strut.
  19. (en) Perpendicular.
  20. (en) Bay.
  21. (en) Erecting.
  22. (en) Fixing.
  23. (en) Pillar.
  24. (en) Post.
  25. (en) Prop.
  26. (en) Upright.
  27. (en) Poppet.
  28. (en) Stilt.
  29. (en) Mollion.
  30. (en) Vertical member.
  31. (en) Corner post.
  32. (en) Normal.
  33. (en) Jamp.
  34. (en) Mounting.
  35. (en) Stud.
  36. (en) Tree.
  37. (en) Mast.
  38. (en) Derrick.
  39. (en) Pitching.
  40. (en) Stave.
  41. (en) Tailoring.
  42. (en) Stitching.
  43. (en) Seaming.
  44. (al) Senkrecht
  45. (al) Sprungständer
  46. (al) Lisene
  47. (fr) Perpendiculaire
  48. (fr) Montant

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. Gerçeğe uygun olan.
  10. (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  11. Akla, mantığa uygun.
  12. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  13. (en) Correct.
  14. (en) True.
  15. (en) Right.
  16. (en) Exact.
  17. (en) Accurate.
  18. (en) Proper.
  19. (en) Authentic.
  20. (en) Honest.
  21. (en) Fair.
  22. (en) Truthful.
  23. (en) Straight.
  24. (en) Direct.
  25. (en) Above-Board.
  26. (en) Faithful.
  27. (en) Guileless.
  28. (en) Just.
  29. (en) Orthodox.
  30. (en) Righteous.
  31. (en) Sincere.
  32. (en) Spot-On.
  33. (en) Square.
  34. (en) Upstanding.
  35. (en) Through.
  36. (en) Thru.
  37. (en) Thro.
  38. (en) Aboveboard.
  39. (en) Base.
  40. (en) Becoming.
  41. (en) Fitting.
  42. (en) Mathematical.
  43. (en) Precise.
  44. (en) Upright.
  45. (fr) Vrai
  46. (la) Verus

düzleme (nedir ne demek)

  1. Düzlemek işi, tesviye.
  2. (Zaman dizileri) Zaman dizilerindeki dalgalanmaları çeşitli amaçlarla ortadan kaldırma işlemi.
  3. (en) Levelling.
  4. (en) Leveling.
  5. (en) Smoothing.

olan (nedir ne demek)

  1. Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
  2. (en) Pron. one.


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.266