Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > did not feel well nedir, did not feel well ne demek (did not feel well nnd)

did not feel well nedir, did not feel well ne demek?

did not feel well   US UK

  1. İyi hissetmedi, rahatsız hissetti, hasta hissetti, hastalandı

did   US UK (nedir ne demek)

  1. Yapmak, etmek; tamamlamak, meydana getirmek; neden olmak; düzenlemek, temizlemek; rolünü üstlenmek; ilgilenmek; uymak; ayağını kaydırmak; dolandırmak (Argo)

not   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
    Örnek: Kitaplardan birinin kenarına bir not yazmışsın. R. N. Güntekin
  2. Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece.
  3. Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı.
  4. Bk. yazıntı
  5. Safhaları ve soruşturma aşamalarının kaydedilmesi suretiyle, hem kolluğun yaptığı faaliyetlerin mahkeme safhasında ispatlanmasını hem de aradan uzun zaman geçse bile en ufak ayrıntıların hatırlanmasını sağlayan bir doküman.
  6. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer.
  7. (en) Wot not; know not; knows not.
  8. (en) Shorn; shaven.
  9. (en) Negation of a word or group of words; 'he does not speak French'; 'she is not going'; 'they are not friends'; 'not many'; 'not much'; 'not at all'.
  10. (en) Boolean Operator NOT is a word used to exclude terms in a computer search For example: clinton not hillary See also Boolean Logic, And, Or.
  11. (en) An operator used in Boolean searches to return a value when an item is not present.
  12. (en) Distress , hardship , misery , necessity , need.
  13. (en) Mark, degree.
  14. (en) Note.
  15. (en) Grade.
  16. (en) Mark.
  17. (en) Memorandum.
  18. (en) Reminder.
  19. (en) Word used to express negation, prohibition, denial, or refusal.
  20. (en) Minute.
  21. (en) Annotation.
  22. (en) Billet.
  23. (en) Chit.
  24. (en) Flapper.
  25. (en) Line.
  26. (en) Memo.
  27. (en) Scrip.
  28. (en) The renovation committee, in a particularly bizarre and retro mood, feels that the best course of action is to paint the walls lime green and replace the carpets with a plush orange shag.
  29. (en) Apply if the caller has a pre-existing contractual agreement with an information service, and if the call is charged to a credit card However, the bills for calls charged to a credit card would be covered by the dispute resolution procedures of the Fair Credit Billing Act.
  30. (en) Citizen or a U S permanent resident, or some one who has not obtained residency for tax purposes due to the Substantial Presence Test These individuals are only taxed on their U S source income and are required to file a tax return each year for income that they receive.
  31. (en) The opposite of -- ' which items from the list below are necessary to solve the problem and which are not necessary.
  32. (en) Logical negation A 0 becomes a 1 and a 1 becomes.
  33. (en) Reserved word used as a unary Boolean operator and in membership tests 3 1,.
  34. (en) Require the development a formal written charter.
  35. (en) Report; be sure you understand the difference!.
  36. (en) The SQL negation operator Used in the WHERE lause to reverse the truth value of a statement See DeMorgan 's law.
  37. (en) Use this operator to exclude terms If you want to narrow your search use NOT to search for one term and not another This search will return results that include the term you want in instances where it is not related to the unwanted term.
  38. (en) Always an adverb noun person, place, or thing.
  39. (en) Word found in the dictionary.
  40. Değil, olmayan
  41. Değil, yok

yazıntı (nedir ne demek)

  1. Bir görüşmede yanıtlayıcının yaklaşımı, görüşme ortamı ve duruma eşlik eden koşulları belirtmek üzere görüşmecinin tuttuğu kısa yazım.
  2. (en) Note.

feel   US UK (nedir ne demek)

  1. Dokunmak, el surmek
  2. Elleri ile yoklamak
  3. Hissetmek, duymak
  4. Anlamak, görünmek, hissini vermek, intiba uyandırmak
  5. Dokuma hissi, temas, dokunum
  6. Dokunarak yoklama
  7. His, duygu
  8. Dokunmak, ellemek, yoklamak, hissetmek, duymak, sezmek, anlamak

well   US UK (nedir ne demek)

  1. Pekâlâ! Ya! Hayret! Olur şey değil! Sahi ! Eh ! Haydi
  2. We will, we shall.
  3. Öyleyse!, peki!, şey!, ya!
  4. (better, best) iyi, güzel, hoş, ala, iyice
  5. Hakkıyle, Iâyıkıyle
  6. Çok, pek
  7. Tamamen, hayli, oldukça
  8. İyi, güzel
  9. Sıhhatça iyi, sıhhatli
  10. Kârlı, elverişli
  11. Kuyu, çeşme, memba, kaynak
  12. Pınar
  13. Hokka
  14. Sahanlık, merdiven veya asansör boşluğu
  15. Kaynamak, yerden fışkırmak
  16. Fışkırmak, kaynamak

iyi (nedir ne demek)

  1. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
    Örnek: Bir aralık iyi fal bildiğimi haremde duyurdum. F. R. Atay
  2. Bol, yararlı, kazançlı.
  3. Çok.
  4. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
  5. Esen, sağlıklı.
  6. Yerinde, uygun.
  7. Yeterli, yetecek miktarda olan
    Örnek: Annemin simasını şimdi iyi hatırlayamıyorum. Y. K. Beyatlı
  8. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
  9. Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: "Yararlı olaniyidir." (yararcılık) ya da "Haz vereniyidir." (hazcılık) görüşleri.
  10. (Geniş anlamında) a. İşe yarar, ereğine, özüne uygun, doğru yapılmış; doğasına uygun. b. İstenmeğe değer olan. c. Değere yönelmiş, değere ilişkin, değerle belirlenmiş, değerli.
  11. Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği.
  12. (en) Good.
  13. (en) Bonny.
  14. (en) Goodish.
  15. (en) Likely.
  16. (en) Nice.
  17. (en) Plentiful.
  18. (en) Abundant.
  19. (en) İn good health.
  20. (en) Fine.
  21. (en) Fair.
  22. (en) Well.
  23. (en) All right.
  24. (en) Alright.
  25. (en) Great.
  26. (en) Okay.
  27. (en) Sound.
  28. (en) Agreeable.
  29. (en) Comfortable.
  30. (en) Decent.
  31. (en) Well enough.
  32. (en) Gratifying.
  33. (en) Happy.
  34. (en) Just.
  35. (en) Kind.
  36. (en) Decently.
  37. (en) Passable.
  38. (en) Pretty.
  39. (en) Right.
  40. (en) Salubrious.
  41. (en) Suitable.
  42. (en) All right!.
  43. (fr) Bien
  44. (la) Bonus

iy (nedir ne demek)

  1. [iğdemir -2]: Su değirmenlerinde üst taşı döndüren demir. (Köprü *Şarkikaraağaç -Isparta) [iğdemir -2] : (Kandilli *Bozüyük -Bilecik)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.020