Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dibine darı ekmek nedir, dibine darı ekmek ne demek (dibine darı ekmek nnd)

dibine darı ekmek nedir, dibine darı ekmek ne demek?

dibine darı ekmek

  1. Bir şeyi sonuna kadar tüketmek, bitirmek: “Eline geçirince dibine darı ekmeden bırakmazsın.” -R. Ilgaz.

darı (nedir ne demek)

  1. Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum miliaceum).
  2. Bu bitkinin buğday yerine besin olarak kullanılan tohumu.
  3. Mısır.
  4. Buğdaygiller (Gramineae) familyasından sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen, meyveleri kullanılan, tek yıllık, otsu bitki. Bozdarı, saçakdarı, Arnavutdarısı.
  5. Akdarı.
  6. Ot ve yem satan kişi. (Osmanlıca'da yazılışı: darî)
  7. (en) Millet.
  8. (en) Millet plant.
  9. (en) Corn.
  10. (en) Maize.
  11. (fr) Millet, panic millet
  12. Afganistan'da konuşŸulan İran dili, Dari Farsçası
  13. (la) Panicum miliaceum

dar   US UK (nedir ne demek)

  1. İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı.
  2. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz
    Örnek: Sahilleri kucaklayan tatlı meltemler, bu mahallenin dar sokaklarından geçmiyordu. S. Derviş
  3. Az, elverişsiz, sınırlı.
  4. Sıkıntılı
    Örnek: Dar bir gün gelmiş birinden üç beş kuruş almışım, ne çıkar! M. Ş. Esendal
  5. Yetersiz.
  6. Güçlükle, ucu ucuna, ancak
    Örnek: En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile, akşam altı postasına dar yetiştiler. M. Ş. Esendal
  7. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk.
  8. Yurt.
  9. Ev.
  10. Darağacı. İdama mahkum olanların asıldığı sehba.
  11. Sahib, malik, tutan (manasındadır.) Mesela: Bayrakdar $ : Bayrak tutan. (Osmanlıca'da yazılışı: dâr)
  12. (C.: Dura-Duru) Davar emziği.DAR' : Men'etmek, engel olmak.
  13. (en) Defense Acquisition Regulations.
  14. (en) Daughters of the American Revolution.
  15. (en) Deutscher Akkreditierungsrat.
  16. (en) Acute.
  17. (en) Narrow.
  18. (en) Tight.
  19. (en) Constricted.
  20. (en) Close-bodied.
  21. (en) Clinging.
  22. (en) Exiguous.
  23. (en) Parochial.
  24. (en) Poky.
  25. (en) Snug.
  26. (en) Strait.
  27. (en) Stringent.
  28. (en) Narrowly.
  29. (en) Close-fitting.
  30. (en) Restricted.
  31. (en) Shallow.
  32. (en) Cramped.
  33. (en) Scant.
  34. (en) Scanty.
  35. (en) Short.
  36. (en) Limited.
  37. (en) Barely.
  38. (en) Difficult.
  39. (en) Close.
  40. (en) Close fitting.
  41. (en) Local.
  42. (en) Spare.
  43. (en) Tight / adj adv / sıkı , gergin ; su geçirmeyen.
  44. (en) Trews.
  45. (en) Digital Audio Radio.
  46. (en) Dial-a-ride: see 'demand responsive.
  47. (en) House, household, realm.
  48. (en) [From Hindi /dar/, with initial /d-/ in Mandarin Chinese /dai/ ] stripe -- marking of a different color or texture from the background.
  49. (en) Door, gate.
  50. (en) Book.
  51. Daughters of the American Revolution Amerika'da milliyetçi ve tutucu bir kadın derneği.

ekmek (nedir ne demek)

  1. Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek
    Örnek: Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş. Y. Z. Ortaç
  2. İnsanı geçindirecek iş, kazanç
    Örnek: Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi. N. Cumalı
  3. Yemek, aş
    Örnek: Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse. T. Buğra
  4. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
    Örnek: Çıplak bir alan, çevre okulları öğrencilerinin eliyle ektiği bin çam fidanı ile şenleniverdi. H. Taner
  5. Toprağı ekip biçmek için kullanmak
    Örnek: Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor. M. Ş. Esendal
  6. Serpmek.
  7. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak.
  8. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak
    Örnek: Lale ile Günnur kendilerini ektiğim için müthiş içerlemişler. H. Taner
  9. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek.
  10. Yarışta geçmek.
  11. (en) Broadcast.
  12. (en) Bread and butter.
  13. (en) Bread.
  14. (en) Plant.
  15. (en) Crop.
  16. (en) İnseminate.
  17. (en) Set out.
  18. (en) Sprinkle.
  19. (en) Tame.
  20. (en) To sow.
  21. (en) To plant.
  22. (en) To spread.
  23. (en) To sprinkle.
  24. (en) To give sb the slip.
  25. (en) To drop.
  26. (en) To ditch.
  27. (en) To stand sb up.
  28. (en) Food.
  29. (en) Subsistence.
  30. (en) Livelihood.
  31. (en) To cultivate.
  32. (en) To get rid of sb.
  33. (en) To escape from.
  34. (en) To throw around.
  35. (en) Farm.
  36. (en) İmplant.
  37. (en) Staple products.
  38. (en) Total.

şeyi (nedir ne demek)

  1. Bk. nesnel

şey (nedir ne demek)

  1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
    Örnek: Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
  2. Nesne, madde
    Örnek: Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
  3. Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.
  4. (Günlük dilde) Herhangi bir düşünce konusunu göstermeğe yarayan belirsiz terim. (Felsefede) 1- Düşünen bilincin konusu olabilen, gerçekte var olmayıp da yalnızca düşünülmüş olan herşey. Bu anlamda: düşünce nesnesi = ens rationis. 2- Kişiye karşıt olarak: Bilinçten yoksun varlık. 3- Gerçek olan, bilincin dışında, kendi başına var olan tek nesne (ens reale). Böyle bir var olan, tek nesne olarak niteliklerin taşıyıcısı töz diye de anlaşılır. 4- Duyularla kavranabilen cisimsel nesne.
  5. Bk. nesne
  6. (en) Business.
  7. (en) Thingamajig.
  8. (en) What-d'you-call-him/-her/-it.
  9. (en) What-do-you-call-it.
  10. (en) Jinx.
  11. (en) Jolly.
  12. (en) Thing.
  13. (en) Stuff.
  14. (en) Object.
  15. (en) Matter.
  16. (en) Article.
  17. (en) Affair.
  18. (en) Chose.
  19. (en) Concern.
  20. (en) Doing.
  21. (en) Doings.
  22. (en) Doodad.
  23. (en) Doohickey.
  24. (en) Lark.
  25. (en) Thingumabob.
  26. (en) Thingumajig.
  27. (en) Thingummy.
  28. (en) Whosit.
  29. (en) What's-his/-her/-its-name.
  30. (en) Well.
  31. (fr) Chose
  32. (la) Res; skolastikte: ens

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010