|
diş
-
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri.
-
Çark, testere, tarak vb. çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri
Örnek:
Çarkın dişleri tebessüm eder gibi tatlı bir ses çıkardı. S. F. Abasıyanık
-
Sarımsak dilimi ve karanfil vb. dişe benzetilen şeylerde tane.
-
Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm.
-
Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar.
-
Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar.
-
1- Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. 2-dişli birleştirmelerin temel elemanı.
-
Bk. diş
-
Teeth.
-
Cog. dental. joggle. tine. tooth.
-
Indent. tooth. cog. ward. thread. clove. dentation. broach. heading. cam. snag. mesh. dog. tusk. crown. set-off. leaf. key. tumbler. prong. tine. wiper. lug. notch. back joint. jag. grinder.
-
Tooth
-
Zahnform,- Zinken
-
Dent
-
Omurgalılarda kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan parça
Örnek:
Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu. H. E. Adıvar
-
Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri.
-
Çok konuşma huyu, gevezelik.
-
Köşe.
-
Omurgasız hayvanlarda buna benzeyen yapı.
-
1. Omurgalılarda kemik ya da kıkırdak ile desteklenen, dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı. 2. Omurgasızlarda bu görevi taşıyan benzer yapı.
-
Chitchat. chin. chinwag. jaw. eloquence. chap. chop. gab. jowl. mandible.
-
Chin. jaw. jowl.
-
Chin. jaw. lug. cheek. boss. ruff. deflector. lobe. gab. dog. bit. beard. backstop. cam. gripe. tab. claw. heel. finger. tumbler. guide. tripped. strut. chap. chop. circle.
-
Jaw
-
Glass jaw
-
Kiefer
-
Mâchoire
-
İlişkin, üzerine, dair
Örnek:
Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu. S. F. Abasıyanık
-
Hesabına
Örnek:
Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor. M. Ş. Esendal
-
...-e göre, uygun olarak
-
...-den sonra
Örnek:
Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu. H. Taner
-
Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
Örnek:
Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda... S. F. Abasıyanık
-
Nothing like. atop. atop of. onto. over.
-
Of. on. onto. over. about. above.
-
Above. onto. over. upon.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|