Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > diş fırçası nedir, diş fırçası ne demek (diş fırçası nnd)

diş fırçası nedir, diş fırçası ne demek?

diş fırçası

  1. Dişleri temizlemede kullanılan bir fırça türü
    Örnek: Şimdiki hâlde bir diş fırçam bile yok. S. F. Abasıyanık
  2. (en) Toothbrush.

diş (nedir ne demek)

  1. Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri.
  2. Çark, testere, tarak vb. çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri
    Örnek: Çarkın dişleri tebessüm eder gibi tatlı bir ses çıkardı. S. F. Abasıyanık
  3. Sarımsak dilimi ve karanfil vb. dişe benzetilen şeylerde tane.
  4. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm.
  5. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar.
  6. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar.
  7. Bk. diş
  8. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı.
  9. İşli birleştirmelerin temel elemanı.
  10. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens.
  11. (en) Teeth.
  12. (en) Dens.
  13. (en) Dental.
  14. (en) Joggle.
  15. (en) Tine.
  16. (en) Tooth.
  17. (en) İndent.
  18. (en) Ward.
  19. (en) Thread.
  20. (en) Clove.
  21. (en) Dentation.
  22. (en) Broach.
  23. (en) Heading.
  24. (en) Snag.
  25. (en) Mesh.
  26. (en) Tusk.
  27. (en) Crown.
  28. (en) Set-Off.
  29. (en) Leaf.
  30. (en) Tumbler.
  31. (en) Prong.
  32. (en) Wiper.
  33. (en) Notch.
  34. (en) Back joint.
  35. (en) Grinder.
  36. (al) Zahnform,- Zinken
  37. (fr) Dent

fırça (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç
    Örnek: Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor. R. H. Karay
  2. Resim yapma sanatı ve biçimi.
  3. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası.
  4. Dekor boyamada kullanılan at kılından yapılmış araç.
  5. Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme.
  6. Bk. kurum fırçası
  7. (en) Paintbrush.
  8. (en) Brush.
  9. (en) Whisk.
  10. (en) Scrub.
  11. (en) Tongue-Lashing.
  12. (en) Rating.
  13. (en) Scolding.
  14. (fr) Pinceau

temizleme (nedir ne demek)

  1. Yüzeylere yapışmış leke ve kirlerin giderilmesi, çözelti veya asıltı durumuna getirilmesi olayı.
  2. Temizlemek işi.
  3. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş filmi, bu kirlerden arındırma işi.
  4. 1-Yoksul konutlarından oluşan alanların ya da bu yerlerdeki yapıların sağlığa aykırı niteliklerinin giderilmesi. 2 - Bir yerleşim yerine sağlık işgörülerinin sağlanması. 3 - Bir yerleşim yerine sağlık ocağı, arkdüzen vb. sağlıkla ilgili kolaylıkların getirilmesi.
  5. (en) Cleaning, cleansing.
  6. (en) Cleanup.
  7. (en) Cleaning.
  8. (en) Clearance.
  9. (en) Wipe.
  10. (en) Sanitation, rehabilitation.
  11. (en) Scouring.
  12. (al) Reinigung
  13. (fr) Nettoyage, essuyage
  14. (fr) Assainissement

tür (nedir ne demek)

  1. Çeşit, cins.
  2. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm.
  3. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram.
  4. Türlü.
  5. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. // Ama bu cins kavramı, kendi üzerinde bir başka cins varsa, yenidentür durumuna gelir ve bu böyle sürüp gidebilir. Mantık diliyle: Bir A sınıfı , bir başka sınıfın, B sınıfının kapsamı içindeki bir bölümü kurduğunda: B cinstir, A datür. (Ör. Hayvan canlı varlık karşısındatürdür, aslan karşısında cinstir.)
  6. Birbirinden üreyen ve dirimbilimsel açıdan akraba olan canlı varlıklar öbeği. (Ör. Arslan ya da insan.
  7. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad.
  8. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm.
  9. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları.
  10. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes.
  11. (en) Type.
  12. (en) Cast.
  13. (en) Description.
  14. (en) Form.
  15. (en) Family.
  16. (en) Door.
  17. (en) Sort.
  18. (en) Kind.
  19. (en) Variety.
  20. (en) Species.
  21. (en) Genus.
  22. (en) Breed.
  23. (en) Class.
  24. (en) Genre.
  25. (en) Persuasion.
  26. (en) Race.
  27. (en) Sort of.
  28. (en) Strain.
  29. (en) Stripe.
  30. (en) Nature.
  31. (en) Range.
  32. (en) Stamp.
  33. (fr) Espèce
  34. (la) Species

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014