Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > devre dışı bırakmak nedir, devre dışı bırakmak ne demek (devre dışı bırakmak nnd)

devre dışı bırakmak nedir, devre dışı bırakmak ne demek?

devre dışı bırakmak

  1. (en) Deactivate.

devre (nedir ne demek)

  1. Dönem
    Örnek: Bu kadar uzun bir bekleyiş devresi, tatsız ara veriş yeter. A. Gündüz
  2. Çevrim.
  3. Ters, yanlış biçimde
    Örnek: Sarıldı boynuma ağlama deyi / Hotozumu devre bağlama deyi. Karacaoğlan
  4. Bk. döne
  5. Elektrikle çalışan bir aygıtta bu çeşit yollardan oluşan ağ.
  6. Bk. çevrim
  7. İçinden elektrik akımı geçen iletken yolun tümü
  8. (C.: Devrat) Dönüş dönme, dönem.
  9. (en) Circuit, electric circuit.
  10. (en) Chukker.
  11. (en) Half.
  12. (en) Session.
  13. (en) Period.
  14. (en) Term.
  15. (en) Cycle.
  16. (en) Bout.
  17. (en) Circuit.
  18. (en) Revolution.
  19. (en) Season.
  20. (en) Semester.
  21. (en) Spell.
  22. (en) Half time.
  23. (en) Time.
  24. (en) Round.
  25. (en) Epoch.
  26. (en) Traverse.
  27. (en) Course.
  28. (en) Stage.
  29. (en) Swing.
  30. (en) Time span.
  31. (al) Stromkreis, Kreis, Leitung, Schaltkreis
  32. (fr) Circuit (électrique)

döne (nedir ne demek)

  1. Minder güreşlerinde her üçer dakikalık süre.

dış (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  10. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  11. (en) Exterior (shot).
  12. (en) External.
  13. (en) Outer.
  14. (en) Outside.
  15. (en) Exterior.
  16. (en) Outward.
  17. (en) Foreign.
  18. (en) Extrinsic.
  19. (en) Offshore.
  20. (en) Salient.
  21. (en) Superficial.
  22. (en) Without.
  23. (en) Ecto-.
  24. (en) Exo-.
  25. (al) Aussenaufnähme
  26. (fr) Extérieur, plein air

bırakmak (nedir ne demek)

  1. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
  2. Koymak
    Örnek: Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı. T. Buğra
  3. Bir işi başka bir zamana ertelemek.
  4. Unutmak.
  5. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
  6. Saklamak, artırmak.
  7. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek
  8. Engel olmamak
    Örnek: Bırak, burasını benim defterimden okuyayım. Ö. Seyfettin
  9. (en) Break oneself of a habit.
  10. (en) Leave.
  11. (en) Let go.
  12. (en) Abandon.
  13. (en) Release.
  14. (en) Discontinue.
  15. (en) Quit.
  16. (en) Drop.
  17. (en) Stop.
  18. (en) Give up.
  19. (en) Go without.
  20. (en) Let smb.
  21. (en) Have it.
  22. (en) Walk out.
  23. (en) Allow.
  24. (en) Chuck.
  25. (en) Consign.
  26. (en) Demise.
  27. (en) Dismiss.
  28. (en) Dispose of.
  29. (en) Drop in.
  30. (en) Drop out.
  31. (en) Edge out.
  32. (en) Expose.
  33. (en) Fail.
  34. (en) Take one's.
  35. (en) Abdicate.
  36. (en) Cede.
  37. (en) Concede.
  38. (en) Deposit.
  39. (en) Desist.
  40. (en) Ditch.
  41. (en) Forgo.
  42. (en) Forsake.
  43. (en) Grow.
  44. (en) Park.
  45. (en) Permit.
  46. (en) Relinquish.
  47. (en) Renounce.
  48. (en) To leave.
  49. (en) To quit.
  50. (en) To abandon.
  51. (en) To let go off.
  52. (en) To relinquish.
  53. (en) To allow.
  54. (en) To grow.
  55. (en) To fail a student.
  56. (en) To put down.
  57. (en) To deposit.
  58. (en) To entrust.
  59. (en) To bequeath.
  60. (en) To put off.
  61. (en) To postpone.

deactivate   US UK (nedir ne demek)

  1. Çalışamaz duruma getirmek.
  2. Devre dışı bırakmak, etkisiz hale getirmek, etkisizleştirmek; durdurmak

dönem (nedir ne demek)

  1. Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot
    Örnek: Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi. H. E. Adıvar
  2. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre.
  3. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
  4. Yarıyıl.
  5. Dönme işi.
  6. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları.
  7. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi.
  8. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi).
  9. Devir.
  10. (en) Period.
  11. (en) Season.
  12. (en) Period of time.
  13. (en) Period, run.
  14. (en) Term.
  15. (en) Semester.
  16. (en) Session.
  17. (en) Circle.
  18. (en) Date.
  19. (en) Epoch.
  20. (en) Spell.
  21. (en) School term.
  22. (en) Cycle.
  23. (en) Phase.
  24. (en) Time period.
  25. (al) Periode
  26. (fr) Période

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012