|
devlet baba
-
Devlet
Örnek:
Kimsenin devlet babaya, artık yeter, teşekkür ederim, dediği yok. F. R. Atay
-
The state
-
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
-
Büyüklük, mevki.
-
Mutluluk
Örnek:
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Muhibbî
-
Talih.
-
Devletin yönetim organları
-
Sınırları belirli bir yurt ve türe düzeni içinde, ülküdeş insanların topluca ve kamu yararını sağlamak amacıyle örgütlenerek kurdukları ve benzeri topluluklarca bağımsız ve siyasal kişiliği tanınmış birlik.
-
Büyük mutluluk.
-
Kut, talih.
-
Büyük aşama, orun, mevki.
-
Toprak bütünlüğü ve siyasal örgütü olan bir ulusun oluşturduğu hukuksal varlık.
-
State. governmental. official. political. state. government. commonweal. commonwealth. the community. polity.
-
State. government.
-
Government. state. prosperity. good luck. the collectivity. commonwealth. nation. polity. power.
-
State, Commonwealth
-
Etat
-
Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
Örnek:
Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür. Anayasa
-
Çocuğu olmuş erkek, peder.
-
Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme.
-
Çatı merteği.
-
Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse.
-
Anlayışlı, iyi huylu erkek.
-
Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı.
-
Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse.
-
(Mimarlık) Mahya kirişini dikey olarak alttan tutan kalın, kare kesitli kerestelerden her biri. a. bk. çatı.
-
Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden erkek olanına verilen ad.
-
Father. daddy. dad. papa. pa. pater. pop. old man. the old man. goodman. governor. the governor. guv. guvnor. senior. sire. begetter.
-
Dad. daddy. father. pa. papa. pop. poppa. bollard. newel post. very good. great. very difficult.
-
A kind of plum cake. a small cake leavened with yeast.
-
Father. venerable old man. upright post of a staircase. knob. post. snubbing post. boss. timberhead. king post. crown post. pillar post. broachpost. corner post. bitt. male. begetter. governor. head post. papa. patronymic. pop.
-
A term of affection for a Saint or holy man. a term of affection for a saint or holy man meaning 'father'.
-
Religious master or father; term of respect. a small cake leavened with yeast.
-
king-post
-
sire
-
poinçon
-
Antik Sümerli bir Tanrıça
-
(eski ye) (s.), (z.) bir, o (tarif edatı, harfi tarif, belirtme sıfatı)
-
Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)
-
Belirli durumlarda isimden önce kullanılır: The mail hasn´t come yet. Posta henüz gelmedi. Where´s the school? Okul nerede? Which of you´s the boss? Hanginiz patron? The more I get to know them the better I like them. Onları tanıdıkça daha çok seviyorum.
state
(nedir ne demek)
-
Belirtmek, ifade etmek, söylemek, açıklamak, bildirmek, belirlemek, saptamak, bilgi vermek
-
İfade etmek, belirtmek, beyan etmek
-
Tayin etmek, saptamak, tespit etmek.
-
Hal, vaziyet, durum, keyfiyet
-
Debdebe, tantana, ihtişam
-
devlet
-
hükümet
-
eyalet
-
memleket
-
Devlete ait
-
resmi
-
siyasi
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|