NND Sözlük

Ana Sayfa > deve tüyü nedir, deve tüyü ne demek (deve tüyü nnd)

deve tüyü nedir, deve tüyü ne demek?

deve tüyü

  1. Deveden elde edilen yün, kıl
    Örnek: Öyle kabileler var ki, çadırları, maşlahları, abaları, heybeleri ve bütün eşyaları deve tüyünden örülmüştür. F. R. Atay
  2. (en) Camel hair.

deve (nedir ne demek)

  1. Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).
  2. (en) Camel.
  3. (en) Deaf.
  4. (en) Ship of the desert.

tüy (nedir ne demek)

  1. İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince kıl
    Örnek: İnce güzel kaşlarının ortasında iki tüyü her zamanki gibi tersine dönmüş. H. E. Adıvar
  2. Kuşların gövdesini örten ince ve tel gibi uzantıların her biri veya tamamı.
  3. Bazı bitki ve meyvelerle bazı dokumalar üzerinde görülen ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar.
  4. İplik biçiminde olan herhangi bir deri uzantısı, kıl.
  5. Trikom.
  6. Kuştüyü.
  7. Yalnızca kuşlarda bulunan ve vücudu örten, izolasyon, uçma, savunma, kur yapma ve diğer fonksiyonları sağlayan boynuzumsu epidermal yapı.
  8. (en) Fluff.
  9. (en) Nap.
  10. (en) Hair.
  11. (en) Down.
  12. (en) Feather.
  13. (en) Plume.
  14. (en) Quill.
  15. (en) Pile.
  16. (en) Fuzz.
  17. (en) Wool.
  18. (en) Plumage.
  19. (en) Shag.
  20. (en) Brush.
  21. (en) Wall duster.
  22. (en) Feather-Broom.
  23. (en) Topknot.
  24. (al) Haar
  25. (fr) Plume

elde (nedir ne demek)

  1. Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
  2. (en) On hand.
  3. (en) At hand.
  4. (en) Available.
  5. (en) Carry.
  6. (en) İn hand.
  7. (en) To be in hand.

el   US UK (nedir ne demek)

  1. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad.
    Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba
  2. Sahiplik, mülkiyet.
  3. Kez, defa.
  4. İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası.
  5. Yönetim, baskı, etki.
  6. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
  7. Aracı, vasıta.
  8. Yabancı, yakınların dışında kalan kimse
    Örnek: Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır! Halk türküsü
  9. Ülke, yurt, il
    Örnek: Çöller, Yemen ellerinden betermiş. A. Gündüz
  10. Halk, ahali.
  11. Oba, aşiret
    Örnek: Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir. Dadaloğlu
  12. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi.
  13. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.
  14. (en) Hand.
  15. (en) Hands.
  16. (en) Manual.
  17. (en) Power.
  18. (en) Control.
  19. (en) Angular distance above the horizon.
  20. (en) An electric elevated railway.
  21. (en) Energy Limiting; Cooper Power Systems' distribution class, direct-connected arrester for crossarm or polemounting applications.
  22. (en) Executive Level.
  23. (en) Short for El Producto cigars 'I contact eleven El's and macs in heaven' -- Nas.
  24. (en) Equivalent lot.
  25. (en) The Semitic word for God, found alone or compounded with other terms as names of God ; often found as the theophoric element in personal and place names.
  26. (en) The European basic multiplex rate that carries 30 voice channels in a 256-bit frame transmitted at 2 048 Mbps.
  27. (en) Energy Limiting; arrester for crossarm or polemounting applications.
  28. (en) Electrical System Inoperable.
  29. (en) East Indian.
  30. (en) The, a definite article, in Spanish.
  31. (en) Powerful Unfolding Spirit expands herself from each point in each moment, like a field of flowers on a summer morning She comes from the inside of each Monad out to its peremeter, through the individual.
  32. (en) Elisp source code file.
  33. (en) G-D, god.
  34. (en) Hand-Operated.
  35. (en) Hand-Held.
  36. (en) Fist.
  37. (en) Pud.
  38. (en) Elisa.
  39. (en) Elixir.
  40. (en) Flapper.
  41. (en) One shot.
  42. (en) Other person.
  43. (en) Mitt.
  44. (en) Range.
  45. (en) Round.
  46. (en) Stranger.
  47. (en) People.
  48. (en) Country.
  49. (en) Assistance.
  50. (en) Deal.
  51. (en) Possession.
  52. (en) Ownership.
  53. (en) Alien.
  54. (en) Grip.
  55. (en) Move.
  56. (en) Stock.
  57. (en) Elevation.
  58. (en) Elevated railroad NE - born with the name of WO - woe.
  59. (en) A, one, some, any.
  60. (en) The chief god of the Canaanite pantheon; variously known as the father of Baal.
  61. (fr) Main
  62. Elevated railway
  63. [el (elevated railroad) ] yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011