|
devaluate
-
Değerini düşürmek.
-
Devalüe etmek, değerini düşürmek, devalüasyon yapmak
-
Cheapen, devalue, devaluate, depreciate, detract, alloy, attenuate, bemean, become cheap, damage, debase
-
Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak.
-
Değerini, fiyatını indirmek.
-
Azaltmak.
-
Vücuttan yavru, çocuk, taş, solucan vb. atmak.
-
Iskat etmek.
-
Uğratmak.
-
Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek.
-
Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak
Örnek:
Annemi verem iyiden iyiye düşürmüştü. Y. K. Beyatlı
-
Drop. cause to fall. beat down. lower. reduce. mark down. let down. let fall. curtail. deflate. depress. flop. knock off. overthrow. precipitate. pull dawn. put down. roll back. scale down. send down. sink. slim down. spill. step down. take from. thr.
-
Crash. dip. dump. fell. lower. reduce. topple.
-
To drop. to let fall. to reduce. to abort. to get sth at a bargain. to remove from power. to overthrow. bring down. fell. overshadow. spill. topple. undermine.
-
trip
-
Screw down
-
(ulusal para için) değeri düşürülmüş.
-
[devalue] v. depreciate, lessen, decrease, reduce the value of
-
DeğErini düşürmek, devalüasyon yapmak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|