|
dev cıvata
-
Dekoru sahne tabanına tutturan büyük cıvata.
-
Goliath screw
-
Culot à vis goliath
-
Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı.
-
Olağanüstü irilikte olan
Örnek:
Dev vücudu içinde bir genç kız hassasiyeti taşıyor. Y. Z. Ortaç
-
Çok büyük, çok önemli.
-
Giant. huge. kingsize. colossal. cyclopean. goliath. massy. giant. monster. colossus. goliath.
-
Colossus. giant. monster. monstrous. ogre. gigantic. colossal.
-
A god; a deity; a divine being; an idol; a king.
-
Giant. gigantic. colossus. monster. ogre.
-
Device driver.
-
giantess
-
Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida.
-
Bk. saplaç
-
Bolt. gib. pin bolt.
-
bolt.
-
Bolt. bolt screw. pin. screw bolt. pintle.
-
İki parçayı birleştiren yuvarlak, çelik burmalı çivi.
-
bolt
-
Bolzen
-
boulon
-
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü
Örnek:
Kampta kurduğumuz sahneyi, yaptığımız dekorları, oynadığımız oyunları anlatıyordu. R. N. Güntekin
-
Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.
-
Görünüş, manzara
Örnek:
Münzevi çiftliğin dekorundan hazzetti. R. H. Karay
-
Bir oyunun geçtiği yeri, renk, kalıp ve ışık öğeleri ile canlandıran araç.
-
Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım.
-
Bk. bezem
-
Scenery. setting. decor. scene. adornment. get-up.
-
Decor. scene. decoration. set. setting. scenery.
-
Set. décor. artistic getup. decor. scenery. setting.
-
décor.
-
setting
-
Scenery, setting, sets
-
décor
sahne(nedir ne demek)
-
İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer.
-
Görüntü.
-
Gösteri sergilenen eğlence yeri veya tiyatro
-
Tanık olunan, gözlenen olay
Örnek:
Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz
-
Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı.
-
Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri.
-
Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. 2- Bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan.
-
Bk. ayrım
-
Bk. görünçlük
-
Scenic. stage. set. scene. setting. site. arena. boards.
-
Act. bandstand. boards. scene. stage. theatre. tiy.
-
Scene. stage. setting. the boards. dais.
-
cream.
-
Scene, french scene,
-
stage
-
scène
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|