Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > deprem nedir, deprem ne demek (deprem nnd)

deprem nedir, deprem ne demek?

deprem

  1. Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele.
  2. Yer kabuğu içindeki katmanların yerinden oynamalarıyla oluşan sarsıntının, dışa ve çevreye doğru yayılan titreşim biçimindeki devinimi.
  3. (en) Earthquake.
  4. (en) Quake.
  5. (en) Shake.
  6. (en) Calamity.
  7. (en) Earth tremor.
  8. (fr) Tremblement de terre

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

derin (nedir ne demek)

  1. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan
    Örnek: Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor. Ö. Seyfettin
  2. Yüzeyden içeri inen.
  3. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan.
  4. Yoğun
    Örnek: Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı. M. Ş. Esendal
  5. Uzun süren
    Örnek: Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi. P. Safa
  6. Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan
    Örnek: Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır. F. R. Atay
  7. İçten gelen.
  8. Uyanılması güç, ağır (uyku).
  9. Çok gelişmiş, çok ilerlemiş.
  10. Yoğun.
  11. (en) Exquisite.
  12. (en) Extensive.
  13. (en) Bottom.
  14. (en) Depth.
  15. (en) Deep.
  16. (en) Profound.
  17. (en) Abstruse.
  18. (en) Fathomless.
  19. (en) Recondite.
  20. (en) Religious.
  21. (en) Sound.
  22. (en) Thorough.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013