Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > denk dağılım fonksiyonları nedir, denk dağılım fonksiyonları ne demek, denk dağılım fonksiyonlarıın anlamı (denk dağılım fonksiyonları nnd)

denk dağılım fonksiyonları nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

denk

  1. Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri.
  2. Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmasıyla oluşan yük, balya
    Örnek: Denklerin üstünde zayıf bir delikanlı hazin bir ayrılık türküsü çağırıyor. Y. Z. Ortaç
  3. Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler.
  4. Ağırlık bakımından eşit olan.
  5. Uygun, nitelik yönünden eşit.
  6. Balya.
  7. Aynı yaş ve değerde olan.
  8. (en) Balanced. equal. equivalent. well-matched. coequal. bale. large package. equal. match. matching. coequal. counterpoise.
  9. (en) Equal. equivalent. match. quits. bale. counterpoise. peer. suitable. timely.
  10. (en) Balanced. bale. equal. equivalent. even. stabilized. bundle. in equilibrium. balancing. in trim. suitable. timely. appropriate. match. peer. square. static. correspondent. corresponding. matching. stable. pack.
  11. (en) bale

fonksiyon (nedir ne demek)

  1. İşlev
    Örnek: Bunun aynı zamanda mimari bir fonksiyonu da var. H. Taner
  2. Görev.
  3. Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.
  4. Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı.
  5. Bağımsız değişkenler ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesi.
  6. Bk. işlev
  7. Bk. görev
  8. Bir organın normal olarak yaptığı görev.
  9. (en) Function. function işlev.
  10. (en) function.
  11. (en) function

işlev (nedir ne demek)

  1. Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon
    Örnek: Muammer, işlevini yerine getirdi, haklı olarak birçok seyirci kazandı. H. Taner
  2. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon.
  3. Herhangi bir şeyin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev.
  4. Bir kümedeki değişimin başka bir kümede yol açtığı değişimi belirleyen bağıntı.
  5. Bir kümedeki değişimin başka bir kümede yol açtığı değişimi belirleyen bağıntı.
  6. (en) Function. function fonksiyon.
  7. (en) Function. role.
  8. (en) function
  9. <(al) Funktion
  10. (fr) fonction

yük (nedir ne demek)

  1. Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
    Örnek: Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir. F. R. Atay
  2. Bir şeyin ağırlığı.
  3. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar.
  4. Eşya.
  5. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.
  6. Tedirginlik veren şey, engel.
  7. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı.
  8. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar
    Örnek: Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin. T. Buğra
  9. 1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
  10. 1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
  11. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke.
  12. (en) Sumpter. bulk. burden. cargo. charge. encumbrance. fardel. freight. goods. haul. impedimenta. imposition. impost. incident. lading. load. loading. onus. plummet. shipment. stowage. strain. tax. weight.
  13. (en) Cargo. freight. goods. load. onus. tax. weight.
  14. (en) Brunt. burden. cargo. charge. encumbrance. freight. freightage. imposition. load. loading. lug. millstone. plummet. tax. weight.
  15. (en) 1-charge, 2- load
  16. (en) charge
  17. (al) Ladung
  18. (al) 1-Ladung, 2- Belastung
  19. (fr) charge

sağ(nedir ne demek)

  1. Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı
    Örnek: Sağ cebinde kocaman bir gazete tomarı görünüyordu. Ö. Seyfettin
  2. Bu taraftaki yön.
  3. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş).
  4. Boksta sağ yumrukla vuruş.
  5. Katkısız.
  6. Yaşamakta olan
    Örnek: Aliş sağ mı, yoksa boğuldu mu? Halikarnas Balıkçısı
  7. Sağlam, esen.
  8. (en) Right. right-wing. right-hand. dexter. offside. alive. living. right.
  9. (en) Living. right.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük