Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > denk bütçe çoğaltanı nedir, denk bütçe çoğaltanı ne demek, denk bütçe çoğaltanıın anlamı (denk bütçe çoğaltanı nnd)

denk bütçe çoğaltanı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

denk

  1. Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri.
  2. Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmasıyla oluşan yük, balya
    Örnek: Denklerin üstünde zayıf bir delikanlı hazin bir ayrılık türküsü çağırıyor. Y. Z. Ortaç
  3. Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler.
  4. Ağırlık bakımından eşit olan.
  5. Uygun, nitelik yönünden eşit.
  6. Balya.
  7. Aynı yaş ve değerde olan.
  8. (en) Balanced. equal. equivalent. well-matched. coequal. bale. large package. equal. match. matching. coequal. counterpoise.
  9. (en) Equal. equivalent. match. quits. bale. counterpoise. peer. suitable. timely.
  10. (en) Balanced. bale. equal. equivalent. even. stabilized. bundle. in equilibrium. balancing. in trim. suitable. timely. appropriate. match. peer. square. static. correspondent. corresponding. matching. stable. pack.
  11. (en) bale

bütçe (nedir ne demek)

  1. Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü
    Örnek: Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı. S. Ayverdi
  2. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
  3. Devletin gelecek dönem içinde elde edeceği gelirlerle, yapacağı giderleri bir arada gösteren belge. krş. genelbütçe, konsolidebütçe, mahalli idarelerbütçesi, katmabütçe
  4. İşletmelerin gelecekte belirli bir dönemde gerçekleşmesini öngördükleri gelir ve giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetvel.
  5. Hanehalkının gelir ve harcamaları. krş. tüketicibütçesi
  6. Bk. ödeneklik
  7. Bk. geçinge
  8. (en) Budget. supply. income. the estimates.
  9. (en) budget.
  10. (en) budget

ödeneklik (nedir ne demek)

  1. Devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge,
  2. Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar.
  3. Belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi.
  4. (en) budget
  5. (fr) budget

yük (nedir ne demek)

  1. Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
    Örnek: Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir. F. R. Atay
  2. Bir şeyin ağırlığı.
  3. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar.
  4. Eşya.
  5. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.
  6. Tedirginlik veren şey, engel.
  7. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı.
  8. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar
    Örnek: Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin. T. Buğra
  9. 1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
  10. 1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
  11. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke.
  12. (en) Sumpter. bulk. burden. cargo. charge. encumbrance. fardel. freight. goods. haul. impedimenta. imposition. impost. incident. lading. load. loading. onus. plummet. shipment. stowage. strain. tax. weight.
  13. (en) Cargo. freight. goods. load. onus. tax. weight.
  14. (en) Brunt. burden. cargo. charge. encumbrance. freight. freightage. imposition. load. loading. lug. millstone. plummet. tax. weight.
  15. (en) 1-charge, 2- load
  16. (en) charge
  17. (al) Ladung
  18. (al) 1-Ladung, 2- Belastung
  19. (fr) charge

sağ(nedir ne demek)

  1. Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı
    Örnek: Sağ cebinde kocaman bir gazete tomarı görünüyordu. Ö. Seyfettin
  2. Bu taraftaki yön.
  3. Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş).
  4. Boksta sağ yumrukla vuruş.
  5. Katkısız.
  6. Yaşamakta olan
    Örnek: Aliş sağ mı, yoksa boğuldu mu? Halikarnas Balıkçısı
  7. Sağlam, esen.
  8. (en) Right. right-wing. right-hand. dexter. offside. alive. living. right.
  9. (en) Living. right.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük