Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > deniz yolu ulaşımı nedir, deniz yolu ulaşımı ne demek (deniz yolu ulaşımı nnd)

deniz yolu ulaşımı nedir, deniz yolu ulaşımı ne demek?

deniz yolu ulaşımı

  1. Liman ve iskeleler arasında deniz taşıtlarıyla yapılan taşıma işi.

deniz (nedir ne demek)

  1. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
  2. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
  3. Aydaki düzlükler.
  4. Geniş alan.
  5. Sınırsız genişlik, çokluk, yoğunluk.
  6. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları.
  7. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu, büyük su kütlesi.
  8. Mec. Çok, bol.
  9. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi.
  10. (en) Sea.
  11. (en) Naval.
  12. (en) Marine.
  13. (en) Maritime.
  14. (en) Nautical.
  15. (en) The waters.
  16. (en) The wave.
  17. (en) The waves.
  18. (en) The deep.
  19. (en) The blue.
  20. (en) The briny.
  21. (en) Brine.
  22. (en) Drink.
  23. (en) Main.
  24. (en) Thalasso-.
  25. (en) Waters.
  26. (en) Ocean.
  27. (en) Beach operator.
  28. (en) Fish pond.
  29. (en) Oggin.
  30. (en) Water.
  31. (fr) Mer

yol (nedir ne demek)

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
    Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
    Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.
  10. Elektronlar, iyonlar veya moleküller gibi taneciklerin hareket ettiği iz, patika.
  11. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
  12. (en) Way, road.
  13. (en) Way.
  14. (en) İtinerary.
  15. (en) Road.
  16. (en) Angle.
  17. (en) Approach.
  18. (en) Avenue.
  19. (en) Channel.
  20. (en) Cutting.
  21. (en) Expedient.
  22. (en) Gateway.
  23. (en) Handle.
  24. (en) Journey.
  25. (en) Meatus.
  26. (en) Outlet.
  27. (en) Path.
  28. (en) Route.
  29. (en) Tack.
  30. (en) Thoroughfare.
  31. (en) Trail.
  32. (en) Walk.
  33. (en) Weigh.
  34. (en) Wise.
  35. (en) Access.
  36. (en) Artery.
  37. (en) Course.
  38. (en) Dodge.
  39. (en) Lane.
  40. (en) Line.
  41. (en) Manner.
  42. (en) Means.
  43. (en) Method.
  44. (en) Mode.
  45. (en) Order.
  46. (en) Process.
  47. (en) Recipe.
  48. (en) Rule.
  49. (en) Streak.
  50. (en) Ways.
  51. (en) Street.
  52. (en) Stripe.
  53. (en) Passage.
  54. (en) System.
  55. (en) Alley.
  56. (en) Form.
  57. (en) Frontager.
  58. (en) Measure.
  59. (en) Proprieties.
  60. (en) Sort.
  61. (en) Tracing.
  62. (en) Track.
  63. (fr) Chemin, voie
  64. (fr) Trajectoire

ulaşım (nedir ne demek)

  1. Ulaşma işi.
  2. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas.
  3. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma.
  4. Bkz. kitabaulaşım, a. bkz. bilgiulaşım.
  5. Isıtılan sıvı ve gazlarda gözlendiği gibi, ısının, özdeğin atom ya da moleküllerinin ötelenme devinimiyle taşınması.
  6. (en) İntercommunication.
  7. (en) Communication.
  8. (en) Contact.
  9. (en) Access.
  10. (en) Transport.

liman (nedir ne demek)

  1. Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak
    Örnek: On beş gün sonra, geldiği gibi büyük törenle limanımızdan ayrıldı. H. Taner
  2. Kıyıda, doğal olarak ya da mendirek ve dalgakıranlarla fırtınalara karşı korunmuş yer ve böyle yerlerde deniz ulaştırmacılığının giriş ve çıkış kapısı olarak gelişmiş kent.
  3. Gemilerin yolcu indirip-bindirme, yükleme-boşaltma, bağlama ve beklemelerine elverişli yeterli su derinliğine sahip, teknik ve sosyal altyapı tesisleri, yönetim, destek, bakım-onarım ve depolama birimleri bulunan doğal veya yapay olarak rüzg
  4. (en) Harbor.
  5. (en) Anchorage.
  6. (en) The deposit of slime at the mouth of a river; slime.
  7. (en) Wharfage.
  8. (en) Long narrow lagoon near the mouth of a river.
  9. (en) Seaport.
  10. (en) Haven.
  11. (en) Port.
  12. (en) Harbour.
  13. (fr) Port

iskele (nedir ne demek)

  1. Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer
    Örnek: Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı. S. F. Abasıyanık
  2. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven
    Örnek: Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı. Z. Selimoğlu
  3. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba.
  4. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı.
  5. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
  6. Geminin sol yanı.
  7. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı.
  8. Sahne işçilerinin ve ışık uzmanlarının çalıştığı sahneiskelesi.
  9. (Resim, Mimarlık) Yapılarda yüksek bölümlerin yapılması için kereste ya da demir çubuklarla kurulan çatma; yapıiskelesi de denir. Örn. ayrıkiskele, çıkmaiskele, asmaiskele, salıncakiskele. 2. Duvar ve tavanlara resim yapabilmek için kurulaniskele.
  10. Düzlüklerde, ışıkların yerleştirilmesi ve ışıkçıların dolaşabilmesi için tavana yakın yükselikte duvarı çepeçevre saran çıkıntı.
  11. Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer.
  12. (en) Grid, catwalk, fly-bridge, flying bridge, lighting bridge (gantry), bridge, gallerf, gantry.
  13. (en) Ferry.
  14. (en) Jetty.
  15. (en) Gangplank.
  16. (en) Port town.
  17. (en) Dock.
  18. (en) Port won.
  19. (en) Port side of a ship.
  20. (en) Cat-Walk.
  21. (en) Scaffold, scaffolding.
  22. (en) Wharf.
  23. (en) Quay.
  24. (en) Landing place.
  25. (en) Landing stage.
  26. (en) Larboard.
  27. (en) Scaffolding, scaffold.
  28. (en) Larboard, seaboard.
  29. (en) Seaport.
  30. (en) Port.
  31. (en) Dockage.
  32. (en) Gangboard.
  33. (en) Gangway.
  34. (en) Landing.
  35. (en) Pier.
  36. (en) Stage.
  37. (en) Staging.
  38. (en) Stopping place.
  39. (en) Scaffolding.
  40. (en) Scaffold.
  41. (en) Port side.
  42. (en) Catwalk.
  43. (en) Mounting for lights.
  44. (en) Ladder.
  45. (en) Landing pier.
  46. (en) Public wharf.
  47. (al) Laufkatze, Laufsteg, Gitterdecke, Arbeitsbrücke, Beleuchtungsbrücke, Beleuchterbrücke, Beleuchtergang, Beleuchterbühne, Beleuchtergalerie
  48. (fr) Passerelle, gril, pont-volant, corridor de service
  49. (fr) Passarelle
  50. (fr) Échaufaudage de peintre

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015