Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dengeli translokasyon nedir, dengeli translokasyon ne demek (dengeli translokasyon nnd)

dengeli translokasyon nedir, dengeli translokasyon ne demek?

dengeli translokasyon

  1. Normal diploit veya haploit genomdan genetik materyalde bir artma veya azalma oluşmaksızın ortaya çıkan translokasyon.
  2. (en) Balanced translocation.

dengeli (nedir ne demek)

  1. Dengesi olan, muvazeneli.
  2. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan
    Örnek: Hiç kimse normal, sürekli ve dengeli bir basın rejimi yaşamış olduğunu iddia edemez. B. Felek
  3. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı.
  4. Denge durumunda olan.
  5. (en) Balanced.
  6. (en) Well-Balanced.
  7. (en) Stable.
  8. (en) Level-Headed.
  9. (en) Level.
  10. (en) Equable.
  11. (en) Equal.
  12. (en) Even.
  13. (en) Even tempered.
  14. (en) Poised.
  15. (en) Moderate.
  16. (en) Stabilized.
  17. (fr) Stable

denge (nedir ne demek)

  1. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans.
  2. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar.
  3. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması.
  4. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni.
  5. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.
  6. Toplumsal denge.
  7. Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. Bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır.
  8. 1) Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerlerde tutulması. 2) Steryo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. 3) İcra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması.
  9. Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum.
  10. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum.
  11. Isıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum.
  12. Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu.
  13. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru.
  14. (en) Balance.
  15. (en) Equilibrium.
  16. (en) Equilibration.
  17. (en) Equation.
  18. (en) Stability.
  19. (en) Countenance.
  20. (en) Counterpoise.
  21. (en) Easiness.
  22. (en) Equipoise.
  23. (en) Poise.
  24. (en) Aplomb.
  25. (en) Composure.
  26. (en) Self-Possession.
  27. (en) Offset.
  28. (al) Ausgleich
  29. (al) Gleichgewicht
  30. (fr) Balance
  31. (fr) Équilibre

translokasyon (nedir ne demek)

  1. Yer değişim
  2. Kromozomun bir parçasının kopup başka bir kromozoma eklenmesi şeklinde olan kromozom mutasyonu.
  3. Farklı bir yer ve habitata götürme.
  4. Her iki kromozomda kırık ve anormal düzenlemeyle tamiri sonucu oluşan bir kromozom parçasının homolog olmayan başka bir kromozoma transfer edildiği bir yapısal kromozom anormalliği.
  5. Kromozomun bir parçasının kopup başka bir kromozoma eklenmesi biçiminde olan kromozom mutasyonu.
  6. (en) Translocation.
  7. (al) Translokation
  8. (fr) Translocation
  9. (la) Trans: karşı, locus: yer

normal   US UK (nedir ne demek)

  1. Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun
  2. .Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum.
  3. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.
  4. Birnormalya paralel olan vektör. (...)
  5. Bir yüzeyin bir P noktasından geçen, yüzeyin P noktasındaki teğet düzlemine dik olan doğru. f(x,y,z) = c şeklindeki bir yüzey içinnormalin yönü f'nin gradientidir.
  6. Dik.
  7. Bir doğru ya da düzleme dik olan bir doğru ya da düzlem.
  8. Düzlemsel bir eğrinin bir P noktasından geçen, eğrinin P noktasındaki teğetine dik olan doğru. (Üç boyutlu eğriler için bk. aslinormal, bmormal).
  9. Bk. dikme
  10. Bk. olağan
  11. (en) Ordinary.
  12. (en) Standard.
  13. (en) Normative.
  14. (en) Natural.
  15. (en) Straight line or plane drawn from any point of a curve or surface so as to be perpendicular to the curve or surface at that point.
  16. (en) According to an established norm, rule, or principle; conformed to a type, standard, or regular form; performing the proper functions; not abnormal; regular; natural; analogical.
  17. (en) According to a square or rule; perpendicular; forming a right angle.
  18. (en) Specifically: Of or pertaining to a normal.
  19. (en) Standard; original; exact; typical.
  20. (en) Denoting a solution of such strength that every cubic centimeter contains the same number of milligrams of the element in question as the number of its molecular weight.
  21. (en) Denoting certain hypothetical compounds, as acids from which the real acids are obtained by dehydration; thus, normal sulphuric acid and normal nitric acid are respectively S6, and N5.
  22. (en) Denoting that series of hydrocarbons in which no carbon atom is united with more than two other carbon atoms; as, normal pentane, hexane, etc.
  23. (en) Iso-.
  24. (en) Any perpendicular.
  25. (en) Up to par.
  26. (en) Usual.
  27. (en) Conforming with or constituting a norm or standard or level or type or social norm; not abnormal; 'serve wine at normal room temperature'; 'normal diplomatic relations'; 'normal working hours'; 'normal word order'; 'normal curiosity'; 'the normal course of events'.
  28. (en) İn accordance with scientific laws.
  29. (en) Something regarded as a normative example; 'the convention of not naming the main character'; 'violence is the rule not the exception'; 'his formula for impressing visitors'.
  30. (en) Perpendicular If one line is normal to another, then they are at right angles to each other.
  31. (en) Perpendicular A normal vector.
  32. (en) Normal is a vector that is perpendicular to a surface.
  33. (en) The normal at the point P of a curve C is the line through P perpendicular to the tangent at.
  34. (en) To understand whether precipitation and temperature is above or below normal for seasons and longer timescales, normal is defined as the average weather over 30 years These averages are recalculated every ten years The National Weather Service has just recalculated the baseline period for normal from 1961 to 1990 to 1971 to 2000 Since the cool decade of the 1960's has been replaced with the mild 1990's, normal temperatures in many areas have increased.
  35. (en) The line which is perpendicular to a point on a surface There's a diagram, too.
  36. (en) Direction perpendicular to a surface.
  37. (en) Term describing a direction perpendicular to a planar surface, or a vector representing a perpendicular direction Normals are used to calculate the orientation of a surface with respect to a light source or view point.
  38. (en) Line drawn perpendicular to a line or surface.
  39. (en) The recognized standard value of a meteorological element as it has been averaged in a given location over a fixed number of years Normals are concerned with the distribution of data within limits of common occurrence The parameters may include temperatures , pressure, precipitation , winds , thunderstorms, amount of clouds, percent relative humidity, etc.
  40. (en) Normal to a face or plane is a vector perpendicular to that face or plane.
  41. (en) An imaginary line perpendicular to a surface; used in determining the direction taken by reflected or refracted light.
  42. (en) Ray that is perpendicular to, and points away from a solid.
  43. (en) At right angles, perpendicular The line that is normal to the plane is a right angles to any line that lies in the plane.
  44. (en) This is a slippery, dangerous term, because what's normal to one person at one time is abnormal to another person, another time The use of 'normal' to describe brake reach is a very common source of confusion and trouble.
  45. (en) Central value of annual quantities for a 30-year period ending with an even 10-year, thus 1921-50; 1931-60, and so forth This definition accords with that recommended by the Subcommittee on Hydrology of the Federal Inter-Agency Committee on Water Resources.
  46. (en) That positional relationship of a vertebral segment, the skull, or pelvis in which these structures are aligned to the vertical axis, and in which the resultant of all acting forces is zero and the sum of all torques about their axes of motion is zero.
  47. (en) The word 'normal' is used in mathematics to mean 'perpendicular.
  48. (en) Solution concentration of one gram equivalent per liter of solution.
  49. (en) The long-term average value of a meteorological element for a certain area For example, 'temperatures are normal for this time of year ' Usually averaged over 30 years.
  50. (en) Perpendicular.
  51. (en) Line at right angles to a surface, usually a mirror or glass block.
  52. (en) General term applied to behavior or abilities that fall within the average range; that which is considered acceptable, not exceptional.
  53. (en) Normal , standard , usual.
  54. (en) Normal.
  55. (en) Regular.
  56. (en) Conforming with or constituting a norm or standard or level or type or social norm; not abnormal; 'serve wine at normal room temperature'; 'normal diplomatic relations'; 'normal working hours'; 'normal word order'; 'normal curiosity'; 'the normal course of events' being approximately average or within certain limits ing.
  57. (en) İntelligence and development; 'a perfectly normal child'; 'of normal intelligence'; 'the most normal person I've ever met' in accordance with scientific laws.
  58. (en) Being approximately average or within certain limits in e g intelligence and development; 'a perfectly normal child'; 'of normal intelligence'; 'the most normal person I've ever met'.
  59. (en) Forming a right angle.
  60. (en) Perpendicular or orthogonal At right angles to another line segment, object, or plane A surface normal The vector perpendicular to a surface at a specific point.
  61. ), (i.) normal: tabii, uygun, muntazam
  62. Düzgülü
  63. Dikey
  64. Dikey, normal
  65. Alışılmış durum, standart
  66. Normal, standart, dikey doğru

diploit (nedir ne demek)

  1. İki kromozom takımı taşıyan hücre veya organizma.
  2. (Yun. diploos: iki kat; eidos: yapı, form) aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre ya da birey.
  3. Çoğu yüksek organizmaların somatik hücrelerinde olduğu üzere, her bir kromozomdan iki adet olması durumu.
  4. Birbirinin aynısı h
  5. Aynı kromozom takımından iki tane kapsayan hücre veya birey.
  6. (en) Diploid.
  7. (al) Diploid
  8. (fr) Diploîde

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.021