|
deneme yayını
-
Radyo, televizyon vb. haberleşme araçlarının başlangıçta işe alışmak ve daha verimli olmak üzere yaptıkları kısa süreli yayın.
-
Yeni kurulan bir televizyon vericisinin yayın niteliğini araştırmak ve düzeltmek için girişilen yayın
-
Yeni yayına başlayan bir televizyon yayacının izlencelerini geliştirmek amacıyla girişilen yayın
-
Yeni hazırlanmış bir izlence dizisisinin izleyicilerdeki tepkisini ölçmek ve bu dizinin ilerisi için sonuçlar çıkarmak amacıyla yapılan yayın.
-
Trial programme (ABD: program), pilot programme, pilot
-
Versuchssendung, Testsendung
-
Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan eser
Örnek:
İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum. F. R. Atay
-
Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düz yazı türü
Örnek:
Öykülerimde, denemelerimde beni yazmaya iten yüreğimin taşmasıdır. N. Cumalı
-
Denemek işi, sınama, deneyim, tecrübe
-
Atma ya da atlama yapan yarışçının, her dönede birer kez kullandığı sınama hakkı.
-
1. Araştırmacının, deneklere yöntemi uyguladığı, verileri elde ettiği ve çıkan sonuçların değerlendirdiği ve bu üç elementi tasarım sırasında denetlediği bir çalışma. 2. Bir olayı veya genel bir gerçeği keşfetmek veya göstermek için kullanılan bir işlem.
-
Crack. test. testing. trial. pilot. trial. testing. test. experimentation. experiment. shot. try. try-out. assay. bash. dissertation. effort. essay. fling. go. practice. probation. proof. proving. study. tentative. touch. whack. workout.
-
Crack. test. testing. trial. pilot. experimentation. experiment. shot. try. try-out. assay. bash. dissertation. effort. essay. fling. go. practice. probation. proof. proving. study. tentative. touch. whack. workout. attempt. competition. shakedown. shy. stab.
-
Essay. experiment. experimentation. proof. proving. test. testing. trial. try. tryout. quiz. examination. probation. tentative. trying. rehearsal. assaying. cut-and-try. experimental. being tested.
-
shakedown
-
Trial
-
Trial, experiment
-
Versuch
-
Essai
-
Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi.
-
Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.
-
Bu istasyonun yayınlarını alan araç
Örnek:
Kasabanın matemine hürmet olarak bu akşam radyo susturulmuştu. R. N. Güntekin
-
Elektriksel imleri, telsiz olarak yaymak amacıyla elektromıknatıs ışınımdan yararlanma.
-
Radio (broadcasting), broadcasting
-
radio.
-
Radio. tuner. wireless.
-
Radio. wireless set. above- the-line-advertising. advertising medium. audience. console. continuity. broadcasting corporation. cut in. jingle. theme advertising.
-
Funk, Rundfunk, Radio
-
Radiodiffusion (sonore, visuelle), télégraphie sans fil, TSF, radio
televizyon(nedir ne demek)
-
Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
-
Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç.
-
T.V. television. tv. boob tube. box. gogglebox. telly. the tube.
-
Tele. television. telly. the box.
-
Television. above- the-line-advertising. advertising medium. communication media. console. gross rating point. high- involvement product. telly. theme advertising. tube.
-
television
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|