|
demir
-
İnsan veya hayvan memesi.
-
Bu elementten yapılmış
Örnek:
Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular. P. Safa
-
Bazı nesnelerin demirden yapılmış parçası.
-
Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça.
-
Güçlü, kuvvetli, sert
Örnek:
O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu. S. F. Abasıyanık
-
Çapa (II).
-
Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).
-
Bazı minerallerde, hemen hemen her çeşit toprakta ve mineralli sularda bulunan atom numarası 26, atom ağırlığı 55, 847, sembolü Fe olan bir metal element. Hemoglobin, miyoglobin, sitokrom, peroksidaz, katalaz gibi bazı hemoproteinlerin temel kısmını oluşturur. Esas işlevi oksijenin hemoglobin içinde dokulara ve hücresel oksidasyon mekanizmalarına taşınmasıdır.
-
Sağlamlık, dayanıklılık gibi özelliklerinden dolayı çoğu halk inanmalarında ve büyüsel işlemlerde kullanılan maden.
-
Koyu renkli, kolay işlenen, dayanıklı, kullanılış yerleri çok maden.
-
İron. irony. ferrous. ferruginous. iron. anchor. cleat. ferr-.
-
Ferrous. iron. anchor. made of iron.
-
İron. anchor. base metal goods.
-
iron
-
fer
-
İki eli olan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
-
Bu türden olan canlı.
-
Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı
Örnek:
O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar. H. Taner
-
Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).
-
Memeliler (Mammalia) sınıfının,insangiller (Hominidae) familyasından, iki ayağı üzerinde duran ve yürüyen, kolları kısa, vücudunun birçok yerlerinde tüyler azalmış, çeneleri belirli, beyinleri çok gelişmiş, kafatası yuvarlak ve yüz açısı yüksek, konuşabilen tek yaratık.
-
Hominid. human. anthropo-. human being. human. man. hominid. humanity. microcosm. mortal. naked ape. spirit. wight. born of woman. lords of creation.
-
Bird. character. human. individual. man. mortal. one. person. human being. humane.
-
Human being. man. person. decent person. beggar. homo sapiens. humanity. fellow man. mortal. wight.
-
Modern man
-
homme
-
Homo sapiens
-
Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
Örnek:
İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
-
Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
-
Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
-
At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
Örnek:
Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
-
Animal. beast. brute.
-
Animal. beast. brute. churl. pest.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|