Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > delil nedir, delil ne demek (delil nnd)

delil nedir, delil ne demek?

delil

  1. İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare
    Örnek: Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu. P. Safa
  2. Kanıt
    Örnek: Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı. S. F. Abasıyanık
  3. Kılavuz, rehber.
  4. Bk. bilit
  5. Bk. kanıt
  6. Adli ve idari soruşturmalarda elde edilen, ilgili makamlar tarafından olayın aydınlatılmasına katkısı olabileceği değerlendirilen ve ispat vasıtası olarak kullanılabilen her türlü öge.
  7. (en) Proof.
  8. (en) Evidence.
  9. (en) Supporting document.
  10. (en) Argument.
  11. (en) Averment.
  12. (en) Case.
  13. (en) Document.
  14. (en) Earnest.
  15. (en) Voucher.
  16. (en) Lead.
  17. (en) Witness.
  18. (en) İndication.
  19. (en) Sign.
  20. (en) Guide.
  21. (en) Demonstration.
  22. (en) Fact sheet.
  23. (en) İndex.
  24. (en) İndicator.
  25. (en) Means of evidence.
  26. (en) Piece of evidence.
  27. (en) Reason.
  28. (en) Testification.
  29. (en) Testimony.

bilit (nedir ne demek)

  1. Bir bilgiyi sağlamlaştırmak üzere tanıklığına başvurulan kişi ya da belge; bir çıkarımın bir savın geçerlenmesi ya da çürütülmesi amacıyla kullanılan sağlayıcı bilgi.
  2. (en) Evidence.

emare (nedir ne demek)

  1. Belirti, iz, ipucu
    Örnek: Fakat hepsinin yüzünde korku ve endişe emarelerini ayan beyan görmüştüm. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Bk. belirti
  3. (en) Token.
  4. (en) Sign.
  5. (en) Mark.
  6. (en) İndication belirti.
  7. (en) İpucu.
  8. (en) İndication.
  9. (en) Circumstantial evidence.
  10. (en) Symptom.

kanıt (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz
    Örnek: Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi. Ç. Altan
  2. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.
  3. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil.
  4. Bir davada, sav, savunma, ileri sürmenin doğruluğuna yargıcı, yargılığı inandırmak, kanı vermek için yargılama türesinin kullanılmasını, toplanılmasını uygun gördüğü yazılı belgelerin, sözlü işlemlerin tümü.
  5. Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanı verici belge, delil.
  6. (en) Argument.
  7. (en) Convincing proof.
  8. (en) Evidence.
  9. (en) Proof.
  10. (en) Pledge.
  11. (en) Witness.
  12. (en) Evidence, proof.
  13. (en) Supporting document.
  14. (en) Averment.
  15. (en) Case.
  16. (en) Confirmation.
  17. (en) Demonstration.
  18. (fr) Moyen de preuve

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010