|
dekor tasarımcısı
-
Bir oyunun dekorunu önce kağıt üzerinde tasarlayan, sonra renklendirip çizen, maketini yapan ve sahne üzerinde gerçekleştirilmesini denetleyen, dekorun hazırlanmasını yöneten sanatçı.
-
Scene designer
-
décorateur
-
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü
Örnek:
Kampta kurduğumuz sahneyi, yaptığımız dekorları, oynadığımız oyunları anlatıyordu. R. N. Güntekin
-
Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.
-
Görünüş, manzara
Örnek:
Münzevi çiftliğin dekorundan hazzetti. R. H. Karay
-
Bir oyunun geçtiği yeri, renk, kalıp ve ışık öğeleri ile canlandıran araç.
-
Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım.
-
Bk. bezem
-
Scenery. setting. decor. scene. adornment. get-up.
-
Decor. scene. decoration. set. setting. scenery.
-
Set. décor. artistic getup. decor. scenery. setting.
-
décor.
-
setting
-
Scenery, setting, sets
-
décor
-
Bir film görünçlüğünde ya da televizyon izlencesinde belirli bir çevreyi yansıtmak amacıyla kullanılan ve görünçlük donatımı dışında yer alan doğal ya da yapma nesnelerin, yapıların tümü
-
Özellikle sınırlı bir çevrede yapma olarak gerçekleştirilen bu çeşit nesneler, yapılar, çatmalar.
-
Set, setting, scene, scenery (set), decoration, design
-
Dekcr, Film-dekor, Dekoration, Filmdekoration, Bühne, Bühnenbild, Szenenbild, Szene, Ausstattung, Aufbauten, Filmarchitektur
-
Décor, maquette grandeur
-
Tasarım yapan kimse.
-
Planner. draughtsman. draftsman. designer. drafter.
-
Baştaki, geçmişteki bölüm, geçmiş zaman
Örnek:
Demin söyledikleri bana sadece daha önce olup bitenleri düşündürdü. T. Buğra
-
İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı
Örnek:
Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim. B. Felek
-
Prior. ago. first. in advance. firstly. prior to. early. before. ago. back. above. afore. ante. before. ere. pre-. pro-. ante-. before. ago. afore. ante. ere.
-
Ago. back. before. firstly. initially. prior.
-
Ago. before. first. at first. prior to. ante. firstly. notion and protest. primo. for starters.
kağıt(nedir ne demek)
-
Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, basmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak; kâğıt para.
-
Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak.
-
Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere
Örnek:
Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi. M. Ş. Esendal
-
Yazılı sınav kâğıdı.
-
İskambil kâğıdı.
-
Belge ve doküman
-
Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet.
-
Menkul kıymetler.
-
Kâğıttan yapılmış
-
paper.
-
paper
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|