Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dayaklamak nedir, dayaklamak ne demek, dayaklamakın anlamı, ingilizcesi (dayaklamak nnd)

dayaklamak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






dayaklamak

  1. Yıkılmaması için bir şeye destek koymak.
  2. Kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek.
  3. (en) To support with props.

destek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda.
  2. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, hamil.
  3. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak
    Örnek: Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta. O. Hançerlioğlu
  4. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma.
  5. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru.
  6. Alıcı çalıştırılırken sallanmamasını ya da düzgün devinimlerde bulunmasını sağlayan biçim ve boydaki yardımcı araç; başlıcaları üçayak, tekayak, göğüs ayağı, omuzluktur.
  7. (en) Camera support (mounting), support, mounting
  8. (en) Auxiliary. backup. supporting. support. stand-by. brace. prop. rest. underlay. upholder. buttress. backing. backup. aid. supporter. friend. anchorage. assistance. bolster. booster. bracer. bracket. contribution. cooperation. corbel. countenance. crut.
  9. (en) Aid. assistance. auspices. backing. boost. brace. bracket. buttress. comfort. console. cooperate. countenance. favour. pier. promotion. prop. reinforcement. rest. shore. shoulder. stand. strut. support. truss. beam. reinforcements. help. helper.
  10. (en) Support. backing. crutch. plank. prop. reinforcement. stanchion. stay. strut. truss. stand. base. pedestal. stock. poppet. rest. backstay. outrigger. cleat. stay-by. skid. bolster. strutting. holdfast. staff. counterfront. angle tie. abutment. aid and com.
  11. (al) Stativ, Kamerastativ
  12. (fr) Support de caméra

koymak(nedir ne demek)

  1. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
    Örnek: Öteki elini doktorun omzuna koydu. S. F. Abasıyanık
  2. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.
  3. Bırakmak.
  4. Katmak, eklemek
  5. İmza, tarih, adres yazmak.
  6. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak
  7. Etkilemek, dokunmak.
  8. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
  9. Adamdan saymak, varlığını kabul etmek: “Anasını durmadan nefes aldırmadan azarlıyor, babasını adam yerine koymuyor, ağzını açarken susturuyordu.” -R. H. Karay. “Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler.” -M. Ş. Esendal.
  10. (en) Put. place. set. plant. lay. position. rest. stick. closure. dot smb. one. lay down. lay on. park. put down. set down. sting.
  11. (en) Apply. deposit. lay. park. place. post. put. set. stick. wrap. to put. to place. to set. to lay. to pour. to impose. to affect. to sadden. to move.
  12. (en) To put. to place. to let go. to affect. to upset. to bother. to move. to appropriate. to set aside.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük