Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > dayak düşkünü nedir, dayak düşkünü ne demek, dayak düşkününün anlamı (dayak düşkünü nnd)

dayak düşkünü nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








dayak düşkünü

  1. Dayağa layık olan, dövülmeyi hak eden (kimse).

dayak (nedir)

  1. Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek.
  2. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda
    Örnek: Gelin ayağından, çoban dayağından belli olur. Atasözü
  3. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü.
  4. (Mimarlık) Bir yapının yıkılmaması için yapıya dayatılan destek.
  5. (en) Beating. thrashing. corporal punishment. whipping. rod. prop. bashing. basting. birching. caning. chastisement. dressing-down. drubbing. dusting. flogging. fustigation. hiding. lacing. licking. sock. trimming. wallop. whacking. whaling. the works.
  6. (en) Hiding. thrashing. whacking. beating. going-over. prop. support. stay.
  7. (en) Beating. thrashing. prop. support. backing. back rest. abutment. backstay. backstop. bar. bearing. bearing pile. strut. holdfast. fulcrum. reinforcement. leg. horse. column. stand-by. stock. pillar. stirrup. ground swell. auto seat pad. corporal punishmen.
  8. (en) Sleeper
  9. (fr) Appui, lambourde

düşkün (nedir)

  1. Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, meraklı, tutkun
    Örnek: Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır. H. E. Adıvar
  2. Geçim sıkıntısına düşmüş
    Örnek: Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu. R. H. Karay
  3. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş
    Örnek: Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi. Y. K. Beyatlı
  4. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş.
  5. Değer ve onurunu yitirmiş.
  6. (en) Addicted. down at heels. fond. doting. fallen. fallen on hard times. poor. decayed. affected. jealous. jealous of. keen. keen on. partial. sharp-set. addict. almsman. devotee. given to.
  7. (en) Buff. devoted. devotee. doting. fond. freak. given. mad. nut. partial. addicted. fond of. enamoured. inveterate. broken down. decayed. poor. needy. addict.
  8. (en) Indigent. excessively fond or addicted. bound up in. freak. given. hooked.

layık (nedir)

  1. Nitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan
    Örnek: Sevilmeye o herkesten fazla layıktır. P. Safa
  2. Bir kimseye uygun olan, yaraşan.
  3. Uygun, değer, yakışır.
  4. (en) Worthy. worthy of. worth. fit. fitting. deserving.
  5. (en) Worthy. deserving.
  6. (en) Deserving of. worthy of. suited to be. fit to be. suitable. appropriate. fit. fitting. proper. well- deserved. worthy.

olan (nedir)

  1. Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
  2. (en) [Olan] pron. one

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)