|
dayak atmak
-
Dövmek.
-
Lick.
-
To beat. to thrash. chastise. cudgel. flog. to tan sb's hide. lam. lambaste. larrup. lather. lay in. lick. tan. trounce. wallop. whop.
-
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek.
-
Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda
Örnek:
Gelin ayağından, çoban dayağından belli olur. Atasözü
-
Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü.
-
(Mimarlık) Bir yapının yıkılmaması için yapıya dayatılan destek.
-
Beating. thrashing. corporal punishment. whipping. rod. prop. bashing. basting. birching. caning. chastisement. dressing-down. drubbing. dusting. flogging. fustigation. hiding. lacing. licking. sock. trimming. wallop. whacking. whaling. the works.
-
Hiding. thrashing. whacking. beating. going-over. prop. support. stay.
-
Beating. thrashing. prop. support. backing. back rest. abutment. backstay. backstop. bar. bearing. bearing pile. strut. holdfast. fulcrum. reinforcement. leg. horse. column. stand-by. stock. pillar. stirrup. ground swell. auto seat pad. corporal punishmen.
-
Sleeper
-
Appui, lambourde
-
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak.
-
Bir şeyi yere doğru bırakmak.
-
Bir kimsenin ilişiğini kesmek.
-
Koymak
Örnek:
Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz. B. Felek
-
Rastgele bir kenara koymak.
-
Uzatmak.
-
Bir yerden başka bir yere taşımak.
-
Sille, tokat vurmak.
-
Draw the longbow. throw. throw away. throw into. eject. give a kick. tell lies. cashier. cast. cast away. cast off. catapult. chuck. chuck away. chuck out. dart. dash. deliver. discharge. doff. drop. elbow out. elbow smb. out. eliminate. fabricate. f.
-
Axe. bung. cast. chuck. cut. dart. discard. discharge. eliminate. expel. impute. project. reject. remove. scrap. shed. shoot. shy. sling. throw. toss.
-
Discard.
-
Scut ch
-
Blow, blow out
-
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak
Örnek:
Harp Divanına vermeden önce, şurada kemiklerini kırıncaya kadar bir dövsem! H. E. Adıvar
-
Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek.
-
Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek.
-
Ezmek.
-
Çırpmak.
-
Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek.
-
Topa tutmak.
-
Çarpmak, vurmak
Örnek:
Ayakları ile suyu dövüp ürküttüğü balığı gagası ile havalandıran beyaz pelikan. S. F. Abasıyanık
-
Give the stick. give a beating. dust smb.'s jacket. beat. pound. punish. tan. knock about. knock around. thrash. give smb. a thrashing. hammer. forge. bash up. baste. batter. beat out. beat up. belabor. belabour. bruise. cane. castigate. chastise. cl.
-
Beat. birch. flog. pound. to beat. to flog. to thrash. to hammer. to forge. to pound. to bombard.
-
To beat. to flog. to forge. to pound down. to shell. to bombard. to thresh. to hammer. to pound. to strike. to beetle. to batter. to hit. to grind. to ram. to knock. to tramp. to thrash. to mill. to maul. to lash. to draw. to brake. to.
-
Swage
-
Scutch
-
Bray
-
F., i. yalamak; alev gibi yalayıp geçmek; argo dayak atmak; argo üstün gelmek, galebe çalmak, galip gelmek, yenmek; i. yalama, yalayış; tokat; yalanacak miktarda az şey; büyük surat; hayvanların yaladıklan tabii tuz.lick clean yalayıp temizlemek. lick into shape biçim vermek, hazırlamak. lick ones boots el etek öpmek, dalkavukluk etmek, çanak yalamak. lick ones chops yemek beklerken yalanmak. lick the dust mağlup olmak. a lick and s. promise baştan savma, yarımyamalak. one's licks fırsat, sıra.
-
F. yalamak, dayak atmak, dövmek, yenmek, üstesinden gelmek, halletmek
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|