|
darbe
-
Vuruş, çarpış
Örnek:
Başına şiddetli bir darbe indirerek hayvanı sersemletti. O. C. Kaygılı
-
Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi
Örnek:
Partisinin hükûmet darbesi yapacağına dair haber aldığını söylediğini, açık açık belirtmişti. Ç. Altan
-
Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay
Örnek:
Bu, nereden ve kimden geldiği belli olmayan darbe son kalkınma ümitlerini de silip süpürmüştü. E. E. Talu
-
Bk. vuruş
-
Bk. vuru
-
Stroke. blow. coup. knock. beat. facer. concussion. finisher. smasher. bash. biff. brunt. bump. chop. clip. clout. coup de main. coup d'etat. crusher. cut. dash. hack. hit. impact. jolt. kayo. pound. putsch. shock. thwack. whack. whammy.
-
Bat. brunt. chop. clip. clout. crack. dash. hit. knock. shock. stroke. blow.
-
Blow. stroke. coup d'état. beat. buckle. bump. clout. coup. hit. jab. knock. rap. shock. sock. whop.
-
Vurma işi veya biçimi
Örnek:
Bazen kalbinin hafif ve sık çarpıntıları arasında ansızın tokmak gibi vuruşlar var. P. Safa
-
Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri.
-
Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik.
-
Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim.
-
Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi.
-
Crack. bat. battery. batting. beat. beating. chop. crusher. cut. hack. hit. impact. knock. plug. scoop. shoot. shot. sock. strike. stroke. swat. thwack. whack. wipe.
-
Bat. beat. chop. dash. hit. shock. shot. strike. stroke. blow. fight. beat.
-
İmpact. stroke. blow. hit. lash. pounding. shock. way of hitting or striking. beat. knock. impetus. impulse. percussion. strike. tap. wipe. pulsation. bump. dash. kick. plug. pound. rap. throb.
-
kick
-
impact
-
Aufprall
-
impact
-
Çarpma işi veya biçimi.
-
collide.
ülke(nedir ne demek)
-
Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket
-
Devlet
Örnek:
Vicdan hürriyetine riayet eden tek ülke Osmanlı İmparatorluğu idi. F. R. Atay
-
Herhangi bir özelliği yönünden düşünülen bölge
Örnek:
Dünyanın gelişmiş, gelişmemiş ülkelerini tek tek geziyorum. H. Taner
-
Bir devletin egemenliği altında bulunan bağımsız, uluslararası antlaşmalara dayalı sınırlarla çevrili, üzerinde dil, kültür ve ülkü bakımından birlik oluşturan bir ulusun yaşadığı toprakların tümü.
-
Country. domain. territory. land. realm. clime. soil.
-
Country. domain. land. realm.
-
land-country
-
pays
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|