Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dara dar nedir, dara dar ne demek (dara dar nnd)

dara dar nedir, dara dar ne demek?

dara dar

  1. Güçlükle, ancak, uç uca, son dakikada
    Örnek: İngiliz süngüsünden dara dar başını kurtaracaktı. F. R. Atay

dara (nedir ne demek)

  1. Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı.
  2. Bu kabın ağırlığına karşılık olarak terazinin öbür kefesine konulan ağırlık, abra.
  3. İçinde yük taşınan aracın boş durumdaki ağırlığı.
  4. Bir malın net ve brüt ağırlıkları arasındaki fark.
  5. Bk. boş ağırlık
  6. Malzemenin net kütlesini tayin etmek amacıyla tartımı alınan paket veya kabın kütlesi.
  7. Kabın kütlesini yok saymak için analitik kimyada kullanılan kütle.
  8. Hükümdar.
  9. Tanrı adlarından.
  10. Eski İran hükümdarlarından dokuzuncusu.
  11. (en) Tare.
  12. (en) Weight of the container.
  13. (fr) Tare

boş ağırlık (nedir ne demek)

  1. Bir aracın yüksüz ağırlığı.
  2. (en) Dry weight.
  3. (al) Leergewicht
  4. (fr) Poids mort

dar   US UK (nedir ne demek)

  1. İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı.
  2. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz
    Örnek: Sahilleri kucaklayan tatlı meltemler, bu mahallenin dar sokaklarından geçmiyordu. S. Derviş
  3. Az, elverişsiz, sınırlı.
  4. Sıkıntılı
    Örnek: Dar bir gün gelmiş birinden üç beş kuruş almışım, ne çıkar! M. Ş. Esendal
  5. Yetersiz.
  6. Güçlükle, ucu ucuna, ancak
    Örnek: En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile, akşam altı postasına dar yetiştiler. M. Ş. Esendal
  7. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk.
  8. Yurt.
  9. Ev.
  10. (en) Defense Acquisition Regulations.
  11. (en) Daughters of the American Revolution.
  12. (en) Deutscher Akkreditierungsrat.
  13. (en) Acute.
  14. (en) Narrow.
  15. (en) Tight.
  16. (en) Constricted.
  17. (en) Close-Bodied.
  18. (en) Clinging.
  19. (en) Exiguous.
  20. (en) Parochial.
  21. (en) Poky.
  22. (en) Snug.
  23. (en) Strait.
  24. (en) Stringent.
  25. (en) Narrowly.
  26. (en) Close-Fitting.
  27. (en) Restricted.
  28. (en) Shallow.
  29. (en) Cramped.
  30. (en) Scant.
  31. (en) Scanty.
  32. (en) Short.
  33. (en) Limited.
  34. (en) Barely.
  35. (en) Difficult.
  36. (en) Close.
  37. (en) Close fitting.
  38. (en) Local.
  39. (en) Spare.
  40. (en) Tight / adj adv / sıkı , gergin ; su geçirmeyen.
  41. (en) Trews.
  42. (en) Digital Audio Radio.
  43. (en) Dial-A-Ride: see 'demand responsive.
  44. (en) House, household, realm.
  45. (en) [From Hindi /dar/, with initial /d-/ in Mandarin Chinese /dai/ ] stripe -- marking of a different color or texture from the background.
  46. (en) Door, gate.
  47. (en) Book.
  48. Daughters of the American Revolution Amerika'da milliyetçi ve tutucu bir kadın derneği.

güçlükle (nedir ne demek)

  1. Güç, kolay olmayan bir biçimde, zar zor
    Örnek: Kuş biraz havalanıp başka bir kayaya kadar güçlükle, zorlukla uçtu. S. F. Abasıyanık
  2. (en) Hardly.
  3. (en) Scarcely.

(nedir ne demek)

  1. Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
    Örnek: Bu resmin iki gözü bir makasın ucu ile oyulmuştu. A. Gündüz
  2. Uzun bir şeyin baş veya son noktası.
  3. Bir şeyin kenarı
    Örnek: Kırk kişilik bir masanın bir ucunda, üç kişiyiz. R. H. Karay
  4. Bir uzaklığın son noktası
    Örnek: İstikbal bu yolun ucundan bir güneş gibi doğuyor. F. R. Atay
  5. Bir şeyin başı, tepesi
    Örnek: Ayaklarının ucuna basarak beşiğin yanına geldi. H. E. Adıvar
  6. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak.
  7. Sebep.
  8. Bir elektrik bağlantısının yapıldığı nokta
  9. Akımın bir aygıta giriş ve çıkış noktası.
  10. Son, nihayet.
  11. Kıyı, kenar.
  12. Sınır, hudut.
  13. Neden, sebep.
  14. (en) Edge.
  15. (en) Extreme.
  16. (en) Limit.
  17. (en) Apex /.
  18. (en) Peak.
  19. (en) Terminal.
  20. (en) Point.
  21. (en) Extremity.
  22. (en) The extreme.
  23. (en) Apex.
  24. (en) Cusp.
  25. (en) Pole.
  26. (en) Tail.
  27. (en) Spout.
  28. (en) Summit.
  29. (en) Snag.
  30. (al) Pol, Klemme, Anschlussklemme
  31. (fr) Borne

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013