Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dans etmek için tutulan kız nedir, dans etmek için tutulan kız ne demek, dans etmek için tutulan kızın anlamı, ingilizcesi (dans etmek için tutulan kız nnd)

dans etmek için tutulan kız nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






dans etmek için tutulan kız

  1. (en) Taxi dancer

dans (nedir ne demek)

  1. Müzik temposuna uyularak yapılan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks
    Örnek: Herkesin içinde dans öğrenmem şık olur. P. Safa
  2. Kişinin, tinsel durumunu birtakım gövdesel devinimlerle açığa vurması.
  3. Bk. oyun
  4. (en) Orchestic. dance. dancing. hop.
  5. (en) dance.
  6. (en) dancej

oyun (nedir ne demek)

  1. Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence.
  2. Kumar
    Örnek: Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar. P. Safa
  3. Şaşkınlık uyandırıcı hüner.
  4. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
  5. Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü
    Örnek: Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor. H. E. Adıvar
  6. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
  7. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.
  8. Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
  9. Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi
  10. Bu işin yapılış biçimi.
  11. Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenmeoyunu, ölümoyunu, erlikoyunu, erginlikoyunu.
  12. Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik.
  13. (en) acting
  14. (en) Play. game. performance. stage play. act. acting. dance. sport. trick. canard. device. frolic. hoax. presentment. representation. wheeze.
  15. (en) Device. dodge. game. hoax. performance. piece. play. prank. representation. ruse. sell. show. spectacle. trick. wiles. drama. dance. deception. joke.
  16. (en) Dance. game. play. ruse. trick. theatrical presentation. folk dance. a movement designed to throw one's opponent off guard. artifice. chicane. delusion. device. dodge. drama. fetch. filmization or filmisation. frisk. hand. hoax. jape. lark. pa.
  17. (en) play
  18. (en) dance
  19. <(al) Darstellung, Darstellerbesetzung, Spiel
  20. (fr) İnterprétation, jeu
  21. (fr) danse

dan  US UK (nedir ne demek)

  1. (en) dan.
  2. (en) A title of honor equivalent to master, or sir.
  3. (en) A small truck or sledge used in coal mines.
  4. (en) From. than.
  5. (en) Black belt rank.
  6. (en) Black belt rank. indicated a degree of black belt. aikido grade holder, black belt rank.
  7. (en) Grades from first degree black belt forward that denote degrees of proficiency.
  8. (en) A term used in the Japanese martial arts for anyone who has achieved the rank of at least first-degree black belt.
  9. (en) Degree, grade level designation referring to black belt rank.
  10. (en) A term used in the Japanese, Okinawan and Korean martial arts for anyone who has achieved the rank of at least first-degree black belt.
  11. (en) Grade, rank As from first black belt degree First introduced by Jigoro Kano, Founder of modern JUDO.
  12. (en) Black belt rank, from shodan through judan White belt ranks are called kyu ranks.
  13. (en) Black belt rank There are ten stations of Dan, as follows:Shodan - 1st dan Nidan - 2nd dan Sandan - 3rd dan Yondan - 4th dan Godan - 5th dan Rokudan - 6th dan Nanadan - 7th dan Hachidan - 8th dan Kudan - 9th dan Judan -10th dan. Black belt rank Example: Shodan, 1st black belt.
  14. (en) Rank or degree of a black belt Ranks lower than the black belt are called Kyu-degrees.
  15. (en) One of the lotmen working for Roth Edmonds in Go Down, Moses. black belt rank.
  16. (en) Data Analysis CSCI. rank of black belt.
  17. (en) A son of Jacob, and one of the twelve tribes of Israel See Chapter 9.
  18. (en) Master level Higher numbers are better See Figure 4.
  19. (en) Ninth son of Jacob, a tribe of Israel.
  20. Judo kuşak derecesi, Dan
  21. Judo kuşŸak derecesi, Dan

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
  10. (en) Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
  11. (en) To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
  12. (en) step
  13. (en) say
  14. (en) total
  15. (en) aggregate

için (nedir ne demek)

  1. Amacıyla, maksadıyla
    Örnek: Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı. S. F. Abasıyanık
  2. Sebep ve sonuç belirten bir söz
    Örnek: Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi. R. N. Güntekin
  3. -dan / -den dolayı, ... -dan / -den ötürü
    Örnek: Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Özgü, ayrılmış.
  5. Düşüncesince, kendince, göre
    Örnek: Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat. B. Felek
  6. Hakkında
    Örnek: Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var. B. R. Eyuboğlu
  7. Oranla, göz önünde tutulursa.
  8. Karşılığında, karşılık olarak.
  9. (en) İn the cause of. pro. so. so as to. that. for. pro. seeing. in order to. on account of.
  10. (en) For. on.
  11. (en) Because. to. for. in order to. in order that. so that. about. concerning. ad. pro. so as to.

tutulan (nedir ne demek)

  1. (en) Popular, in, at a premium

kız (nedir ne demek)

  1. Dişi çocuk
    Örnek: Düşüncesi bu noktaya gelince birdenbire Azize'nin küçük kızını hatırladı. H. E. Adıvar
  2. Bakire
  3. Evlenmemiş dişi insan.
  4. İskambil kâğıtlarında kız resimli kâğıt.
  5. Dişi.
  6. Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü.
  7. (en) Maiden. girl. daughter. miss. chick. chicken. maid. babe. bird. bunny. colleen. female. gal. jenny. lass. lassie.
  8. (en) Bird. girl. puss. virgin. wench.
  9. (en) Daughter. girl. virgin. maiden. abduct. colleen. lass lassie.
  10. (en) queen

taxi dancer  US UK (nedir ne demek)

  1. Dans etmek için tutulan kız

taxi  US UK (nedir ne demek)

  1. Taksi ile gitmek, yere yakın uçmak
  2. taksi
  3. Taksi ile gitmek
  4. hav

tax  US UK (nedir ne demek)

  1. Vergilendirmek, vergi koymak, yük olmak, yormak, suçlamak, mahkeme masrafını belirlemek
  2. Vergi, resim
  3. Külfet, yük
  4. Vergi koymak, vergi yüklemek
  5. Mahkeme masrafım tayin etmek
  6. İsnat etmek, yüklemek
  7. Külfet olmak, yormak, tüketmek

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük