Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > damga vergisi nedir, damga vergisi ne demek (damga vergisi nnd)

damga vergisi nedir, damga vergisi ne demek?

damga vergisi

  1. Kişiler veya kuruluşlar arası hukuki işlemlerin geçerliliğini belgeleyen kâğıtlardan alınan vergi.
  2. Çeşitli resmi belgelere kanunla belirlenmiş miktarda veya oranda pul yapıştırma, basılı damga koyma, makbuz verme, hakedişten kesinti yapma yoluyla alınan vergi.
  3. (en) Stamp duty.
  4. (en) Stamp tax.
  5. (en) Revenue stamp.

damga (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç.
  2. Bu araçla basılan nişan, işaret.
  3. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum
    Örnek: Orada da haksız damgalar altında kalırsan ne olacak? A. Gündüz
  4. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik.
  5. (en) Cancellation.
  6. (en) Character.
  7. (en) Stamp.
  8. (en) Brand.
  9. (en) Cachet.
  10. (en) Mark.
  11. (en) Marker.
  12. (en) Stigma.
  13. (en) İmprint.
  14. (en) Print.
  15. (en) Earmark.
  16. (en) İmpress.
  17. (en) İmpression.
  18. (en) Seal.
  19. (en) Signature.
  20. (en) Chop.
  21. (en) Official seal.
  22. (en) Blemish.
  23. (en) Stamper.
  24. (en) Rubber stamp.
  25. (en) Signature seal.
  26. (en) Branding iron.
  27. (en) Bad name.
  28. (en) Punch.
  29. (en) İnk pad.
  30. (en) Marking.
  31. (en) Bit pad.
  32. (en) Marking bit.
  33. (en) Hallmark.
  34. (en) Stamping.
  35. (en) Score.
  36. (en) Datemark.
  37. (en) Die hammer.
  38. (en) Sign marker.
  39. (en) Monogram.
  40. (en) Label.
  41. (en) İdentifica.

vergi (nedir ne demek)

  1. Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
    Örnek: Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar. B. Felek
  2. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik
    Örnek: Ne de olsa sapasağlam bir kır çocuğuydum o sıralar, şehirlilere vergi incelikleri öğrenmemiş, bozulmamıştım. A. İlhan
  3. Çeşitli ülkelerde, almaç iyelerinden belirli sürelerde vergi biçiminde alınan para. (Örnek olarak Türkiye'de, almacın bulunduğu yerin nüfusuna ve almacın kullanılma amacına göre "Televizyon yıllık ruhsat ücreti" adı altında, değişen bir para alınır).
  4. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
  5. (en) Television licence fee.
  6. (en) Assessment.
  7. (en) Duty.
  8. (en) Excise.
  9. (en) Gabelle.
  10. (en) İmposition.
  11. (en) İmpost.
  12. (en) Scot.
  13. (en) Dues.
  14. (en) Taxation.
  15. (en) Tribute.
  16. (en) Gift.
  17. (en) Talent.
  18. (en) Present.
  19. (en) Contribution.
  20. (en) Levy.
  21. (en) Toll.
  22. (en) Title.
  23. (en) Surtax.
  24. (en) Apanage.
  25. (en) Charge.
  26. (en) Cloud on title.
  27. (en) Tallage.
  28. (al) Fernsehgebühr
  29. (fr) Redevance, tqxe de télévision

kişi (nedir ne demek)

  1. İnsan, kimse, şahıs
    Örnek: Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık. M. Ş. Esendal
  2. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
  3. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
  4. Eş, koca
  5. Erkek.
  6. Çekimli eylemlerde ve adıllarda, konuşan, dinleyen, hakkında konuşulan: Geldim (geldi-m) , ben (1.kişi tekil) ; gel, geldin (geldi-n) , sen (2.kişi tekil) ; gelsin (gel-sin) , geldi, o (3.kişi tekil) ; geldik (geldi-k) , gelelim (gel-e-lim) , biz (I.kişi çoğul) ; gelin (gel-in) , geliniz (gel-in-iz) , siz (2.kişi çoğul) ; gelsinler (gel-sin-ler) , geldiler (geldi-ler) , onlar (3.kişi çoğul) vb.
  7. Kimse, insan.
  8. Sahip.
  9. Koca, eş.
  10. (en) İndividual.
  11. (en) Person.
  12. (en) Bird.
  13. (en) Character.
  14. (en) Human being.
  15. (en) Soul.
  16. (en) Self.
  17. (en) Head.
  18. (en) Persona.
  19. (en) Poll.
  20. (en) Wallah.
  21. (en) Wight.
  22. (en) Life.
  23. (en) People.
  24. (en) Entity.
  25. (en) İndividual person.
  26. (en) Merchant.
  27. (fr) Personne

kuruluş (nedir ne demek)

  1. Kurulma işi, yolu veya tarihi.
  2. Topluma hizmet amaç ve göreviyle kurulan her şey, kurum, tesis, müessese.
  3. Yapı, yapılış, bünye.
  4. Kasılma.
  5. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.
  6. Topluma hizmet amaç ve göreviyle kurulan kurum.
  7. (en) Promotional.
  8. (en) Establishment.
  9. (en) Corporation.
  10. (en) Founding.
  11. (en) Organization.
  12. (en) İnstallation.
  13. (en) Foundation.
  14. (en) İnstitution.
  15. (en) İnstitute.
  16. (en) Being set-up.
  17. (en) Set-Up.
  18. (en) Body.
  19. (en) Concern.
  20. (en) Enterprise.
  21. (en) Organ.
  22. (en) Shop.
  23. (en) Structure.
  24. (en) Construction.
  25. (en) Disposition.
  26. (en) İncorporation.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010