Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > damar nedir ne demek, damarın anlamı

damar nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

damar

  1. Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
    Örnek: Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu. P. Safa
  2. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi.
  3. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı.
  4. Soy, yaradılış.
  5. Huy, mizaç.
  6. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru.
  7. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ.
  8. 1. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. 2. Böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.Bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları.
  9. Aynı mevsimde oluşan gözeler gurubunun, kesitlerde öbür gözelerden ayrı renkte görünüşü.
  10. Bk. damar
  11. 1. Canlı varlıklarda kan dolaşımına yarayan kana2. Yer altında belli bir maden alanı. 3. Huy, yaradılış. 4. Tür.
  12. damar ne demek (en) Nerve, string (sadece ingilizce sonuçlar)
  13. damar ne demek (en) Vascular. vein. vessel. blood vessel. grain. phlebo-.
  14. damar ne demek (en) Seam. vein. blood vessel. lode. character. bad temper.
  15. damar ne demek (en) See Dammar.
  16. damar ne demek (en) Streak. vein. vessel. duct. blood vessel. nerve. fault. stria. grain. deposit. run. layer. rib. cloud. course. artery. course of ore.
  17. damar ne demek (en) Any of various hard resins from trees of the family Dipterocarpaceae and of the genus Agathis; especially the amboyna pine.
  18. damar ne demek (en) Vessel, vein
  19. damar ne demek (en) Streak
  20. damar ne demek (al) Gefass, Vene
  21. damar ne demek (al) Faser
  22. damar ne demek (fr) Vaisseau, veine
  23. damar ne demek (fr) Fibre

canlı (nedir)

  1. Canı olan, diri, yaşayan
    Örnek: Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. N. Cumalı
  2. Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu
    Örnek: Recep çok canlı bir adamdı. S. F. Abasıyanık
  3. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
  4. Yayın.
  5. Canlı yayın.
  6. canlı ne demek (en) Rich, saturated
  7. canlı ne demek (en) Alive. live. living. animate. active. lively. fresh. full of life. snappy. glowing. breezy. spirited. vivacious. humming. in the flesh. animated. beany. bright. brisk. bustling. colorful. colourful. corky. crisp. crispy. dashing. dewy. driving. exhil.
  8. canlı ne demek (en) Active. alive. animate. bouncy. breezy. bright. brisk. colourful. dashing. frisky. gay. jaunty. keen. live. lively. living. lusty. picturesque. prismatic. racy. rich. skittish. snappy. spirited. sporty. sprightly. spry. swinging. thing. vibrant. vital. vivacious. vivid. walking.
  9. canlı ne demek (en) Live. alive. animated. brisk. fresh. lively. living. animate. living creature. active. vigorous. strong. moving. quick. dynamic. mobile. kinetic. alert. breezy. chippy. coloured. colourful. dapper. dashing. dramatic. eager. frisky. graphic. in high spirit.

varlıklar (nedir)

  1. 1. Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. 2. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.
  2. varlıklar ne demek (en) Assets
  3. varlıklar ne demek (fr) Actifs


BİS
Başında, içinde, sonunda "damar" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.020
Bunları kaçırmayın!