|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
damak
-
Ağız boşluğunun tavanı, tabanı
Örnek:
Şerbetin tadı damaklarına, serinliği midelerine yayılınca... R. H. Karay
-
Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı.
-
Böceklerde farinksin tavanı. Palat.
-
Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı, palatum.Dgr.: anat. palatum
-
Palatal. palatine. palate. roof of the mouth.
-
palate.
-
Palate. the roof of the mouth.
-
palate
-
Gaumen
-
palais
-
palatum:damak
-
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
-
Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
-
Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
Örnek:
Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı. H. R. Gürpınar
-
Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
-
Koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı.
-
Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
-
Kesici aletlerin keskin tarafı
Örnek:
Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı. R. H. Karay
-
Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği
Örnek:
Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu. S. F. Abasıyanık
-
Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü.
-
Bir hayvanın besinini aldığı açıklık; dudaklar arasındaki açıklık.
-
1. Besinlerin alındığı iki dudak arasındaki açıklık. 2. Sülüklerde insan ve hayvan derisini delmek amacıyla kullanılan ön çekmende bulunan ve tek hücreli bezlerin salgı deliklerinin açıldığı ağız parçaları.
-
Oral. jaws. mouth. opening. edge. cutting edge. brink. muzzle. dialect. accent. beak. chop. debouchment. embouchure. gob. jaw. keen edge. kisser. lip. orifice. outlet. potato trap. trap. vent. ventage.
-
Edge. gob. inlet. mouth. orifice. outlet. trap.
-
Mouth. opening. aperture. colostrum. entrance. cutting edge. blade. nozzle. embouchure. orifice. manhole. spout. outlet. estuary. talk. language. muzzle. lip. creek. accent. chop. chops. dialect. gob. inlet. jaw. mug. provincialism.
-
mouth
-
bouche
-
os:ağız
tava(nedir ne demek)
-
Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap.
-
Bu kapta pişmiş yemek.
-
Maden eritilen saplı pota.
-
Kireç karıştırılan tekne.
-
Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm.
-
Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık.
-
Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü.
-
Fryer. frier. pan. broiler. skillet. frying pan.
-
Pan. skillet. frying pan. fried food. fry-pan.
-
Frying pan. skillet. frypan. spider. cast iron frying pan. fried.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|