Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > damak arka deliği nedir, damak arka deliği ne demek, damak arka deliğiin anlamı (damak arka deliği nnd)

damak arka deliği nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

damak

  1. Ağız boşluğunun tavanı, tabanı
    Örnek: Şerbetin tadı damaklarına, serinliği midelerine yayılınca... R. H. Karay
  2. Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı.
  3. Böceklerde farinksin tavanı. Palat.
  4. Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı, palatum.Dgr.: anat. palatum
  5. (en) Palatal. palatine. palate. roof of the mouth.
  6. (en) palate.
  7. (en) Palate. the roof of the mouth.
  8. (en) palate
  9. (al) Gaumen
  10. (fr) palais
  11. (la) palatum:damak

arka (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı.
  2. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi.
  3. Geri kalan bölüm, kısım.
  4. Art, peş.
  5. Otururken sırtın dayandığı yer
    Örnek: Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. T. Buğra
  6. İnsanın vücudu, bedeni
    Örnek: Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. R. H. Karay
  7. Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston
    Örnek: Memur olmak için büyük bir arka gerek. H. R. Gürpınar
  8. Arkada olan, arkada bulunan.
  9. Bir organizmanınarka kısmı; bir organ veya yapınınarka kısmı. Posteriyor, art.
  10. (en) Back. stern. rear. tail. hind. rearward. friend at court. back. rear. posterior. supporter. backer. support. backing. contuniation. breech. small. dors-. dorso-.
  11. (en) Back. dorsal. hind. posterior. rear. reverse. the reverse. continuation. sequel. support. back-up. backing. supporter. backer. backside. buttocks. behind.
  12. (en) The back. backpart. rear. back side. reverse. hind. posterior. buttocks. rump. powerful friend. backer. supporter. pull. influence. sequel. a back load of sth. countenancer. heel. tail.
  13. (en) Essence, liquor, arrack.
  14. (en) posterior
  15. (la) Posterior: sonra

ağız (nedir ne demek)

  1. Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
  2. Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
  3. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
    Örnek: Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı. H. R. Gürpınar
  4. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
  5. Koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı.
  6. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
  7. Kesici aletlerin keskin tarafı
    Örnek: Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı. R. H. Karay
  8. Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği
    Örnek: Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu. S. F. Abasıyanık
  9. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü.
  10. Bir hayvanın besinini aldığı açıklık; dudaklar arasındaki açıklık.
  11. 1. Besinlerin alındığı iki dudak arasındaki açıklık. 2. Sülüklerde insan ve hayvan derisini delmek amacıyla kullanılan ön çekmende bulunan ve tek hücreli bezlerin salgı deliklerinin açıldığı ağız parçaları.
  12. (en) Oral. jaws. mouth. opening. edge. cutting edge. brink. muzzle. dialect. accent. beak. chop. debouchment. embouchure. gob. jaw. keen edge. kisser. lip. orifice. outlet. potato trap. trap. vent. ventage.
  13. (en) Edge. gob. inlet. mouth. orifice. outlet. trap.
  14. (en) Mouth. opening. aperture. colostrum. entrance. cutting edge. blade. nozzle. embouchure. orifice. manhole. spout. outlet. estuary. talk. language. muzzle. lip. creek. accent. chop. chops. dialect. gob. inlet. jaw. mug. provincialism.
  15. (en) mouth
  16. (fr) bouche
  17. (la) os:ağız

tava(nedir ne demek)

  1. Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap.
  2. Bu kapta pişmiş yemek.
  3. Maden eritilen saplı pota.
  4. Kireç karıştırılan tekne.
  5. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm.
  6. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık.
  7. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü.
  8. (en) Fryer. frier. pan. broiler. skillet. frying pan.
  9. (en) Pan. skillet. frying pan. fried food. fry-pan.
  10. (en) Frying pan. skillet. frypan. spider. cast iron frying pan. fried.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük