Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dam nedir, dam ne demek (dam nnd)

dam nedir, dam ne demek?

dam   US UK

  1. Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm
    Örnek: Pencerenin önüne geçmiş, dalgın ve hiddetli nazarlarıyla karşıki damları seyrediyordu. E. E. Talu
  2. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi
    Örnek: Hekim kendisine üç ay, tam üç ay damdan dışarı çıkmaya izin vermemişti. N. Nâzım
  3. Tutukevi.
  4. Ahır
    Örnek: At damında çocuğa çok iyi bir yer yapmıştı. H. E. Adıvar
  5. Dansta kavalyenin eşi
    Örnek: Erkeklerin kimi damlarının elinden, kimi kolundan, kimi de hafifçe omzundan tutmuş, geliyorlardı. Ç. Altan
  6. İskambil kâğıtlarında kız.
  7. Tuzak. ağ, hile. (Osmanlıca'da yazılışı: dâm)
  8. (C.: Dümu-Edmu) Helak olmak.
  9. (en) Female parent; used of beasts, especially of quadrupeds; sometimes applied in contempt to a human mother.
  10. (en) King or crowned piece in the game of draughts.
  11. (en) Firebrick wall, or a stone, which forms the front of the hearth of a blast furnace.
  12. (en) To obstruct or restrain the flow of, by a dam; to confine by constructing a dam, as a stream of water; generally used with in or up.
  13. (en) An artificial barrier or wall constructed across a watercourse or valley for one or more of the following purposes: creating a pond or lake for the storage of water; diverting water from a watercourse into a conduit or channel; creating a hydraulic head that can be used to generate power; improving river navigability; controlling floods; or retention of debris It may be constructed of wood, earth materials, rocks, or solid masonry.
  14. (en) Indicates a detection for files that have been corrupted by a threat or that may contain inactive remnants of a threat, causing the files to fail to properly execute or produce reliable results.
  15. (en) Structure built in rivers or estuaries, basically to separate water at both sides and/or to retain water at one side.
  16. (en) Barrier built across a watercourse to impound or divert water A barrier that obstructs, directs, retards, or stores the flow of water Usually built across a stream A structure built to hold back a flow of water Horsetooth Reservoir has four dams: Spring, Dixon and Soldier Canyon Dams and Horsetooth Dam.
  17. (en) Structure formed to hold water back, generally built near uncontaminated water collection sources in order to provide a drinking water supply to the surrounding communities.
  18. (en) Structure built to provide flood control, irrigation, and/or power generation Some have storage reservoirs Also see reservoir.
  19. (en) Structure of earth, rock or concrete designed to form a basin and hold water back to make a pond, lake, or reservoir.
  20. (en) Any artificial barrier which impounds or diverts water The dam is generally hydrologically significant if it is: 1 25 feet or more in height from the natural bed of the stream and has a storage of at least 15 acre-feet 2 Or has an impounding capacity of 50 acre-feet or more and is at least six feet above the natural bed of the stream.
  21. (en) Structure built in RIVERS or estuaries, basically to separate water at both sides and/or to retain water at one side.
  22. (en) Structure built to hold back water Specific kinds of dams include:.
  23. (en) Structure of earth, rock concrete, or other materials designated to retain water, creating a pond, lake, or reservoir.
  24. (en) Barrier constructed across a valley for impounding water or creating a reservoir.
  25. (en) Dame.
  26. (en) Partner.
  27. (en) Queen.
  28. (en) Roof.
  29. (en) To shut up; to stop up; to close; to restrain.
  30. (en) Female parent of an animal especially domestic livestock a barrier constructed to contain the flow of water or to keep out the sea obstruct with, or as if with, a dam; 'dam the gorges of the Yangtse River'.
  31. (en) Roofing.
  32. (en) Small house.
  33. (en) Stable.
  34. (en) Housetop.
  35. (en) Barrier constructed to contain the flow of water or to keep out the sea.
  36. (en) Metric unit of length equal to ten meters.
  37. (en) Female parent of an animal especially domestic livestock.
  38. (en) Obstruct with, or as if with, a dam; 'dam the gorges of the Yangtse River'.
  39. (en) Physical barrier constructed across a river or waterway to control the FLOW or raise the level water The purpose or construction may be for flood control, irrigation needs, hydropower, and/or recreation usage POWER dams raise the level of streams or rivers to create or concentrate HEAD for power purposes The reservoir has created, in effect, stored energy F - barrage S - represa.
  40. (en) Structure of earth, rock, or concrete designed to form a basin and hold water back to make a pond, lake, or reservoir A barrier built, usually across a watercourse, for impounding or diverting the flow of water General types of dams include:.
  41. (en) Barrier built across a watercourse to impound or divert water.
  42. (en) Structure built to hold back water in order to prevent flooding, provide water for irrigation and storage, and to provide hydroelectric power.
  43. (en) Barrier of concrete or earth built across a river to create a body of water.
  44. (en) Structure of earth, rock, or concrete designed to form a basin and hold water back to make a pond, lake, or reservoir.
  45. (en) Constructed barrier that would create a water storage reservoir or divert water.
  46. (en) Barrier constructed across a watercourse for the purpose of: creating a reservoir; diverting water into a conduit of channel; creating a head which can be used to generate power; and improving river navigability.
  47. (en) Man-made barrier built to hold back or control flowing water in a river or lake.
  48. (en) In a toilet bowl, the barrier built into the trapway that controls the water level in the toilet bowl.
  49. (en) Barrier made of any material, which stops the flow of rivers and streams.
  50. (en) Structure usually built on a river to create a lake by blocking the river's flow.
  51. Ana hayvan.
  52. (-med, -ming) baraj, set, su bendi
  53. Baraj yapmak
  54. Kapamak
  55. Baraj yapmak, engellemek; set çekmek

Türetilmiş Kelimeler (bis)

adam

yapı (nedir ne demek)

  1. Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
  2. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme.
  3. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür
    Örnek: Yapısı sağlam, güzel bir erkekti. Y. Z. Ortaç
  4. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür.
  5. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
  6. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.
  7. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat.
  8. Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu.
  9. (en) Temperament.
  10. (en) Vein.
  11. (en) Edifice bina.
  12. (en) Structure strüktür.
  13. (en) Configuration.
  14. (en) Constructing.
  15. (en) Physique.
  16. (en) Origin.
  17. (en) Framing.
  18. (en) Make up.
  19. (en) Structural.
  20. (en) Architecture.
  21. (en) Structure.
  22. (en) Being.
  23. (en) Blood.
  24. (en) Build.
  25. (en) Building.
  26. (en) Chemistry.
  27. (en) Composition.
  28. (en) Conformation.
  29. (en) Constitution.
  30. (en) Construction.
  31. (en) Contexture.
  32. (en) Corpus.
  33. (en) Disposition.
  34. (en) Edifice.
  35. (en) Erection.
  36. (en) Fabric.
  37. (en) Fiber.
  38. (en) Fibre.
  39. (en) Form.
  40. (en) Frame.
  41. (en) Framework.
  42. (en) Habit.
  43. (en) Habit of body.
  44. (en) Make.
  45. (en) Making.
  46. (en) Texture.
  47. (fr) Structure

dış (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  10. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  11. (en) Exterior (shot).
  12. (en) Outer.
  13. (en) Outside.
  14. (en) External.
  15. (en) Exterior.
  16. (en) Outward.
  17. (en) Foreign.
  18. (en) Extrinsic.
  19. (en) Offshore.
  20. (en) Salient.
  21. (en) Superficial.
  22. (en) Without.
  23. (en) Ecto-.
  24. (en) Exo-.
  25. (al) Aussenaufnähme
  26. (fr) Extérieur, plein air

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008