Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dalga ayar düğmesi nedir, dalga ayar düğmesi ne demek, dalga ayar düğmesiin anlamı (dalga ayar düğmesi nnd)

dalga ayar düğmesi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

dalga

  1. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
    Örnek: Rıhtıma vuran dalgaların temposu da, içimdeki ölçüye uyuyor. H. Taner
  2. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem.
  3. Bir yüzeydeki kıvrım
    Örnek: Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç. M. Ş. Esendal
  4. Saçların kıvrım genişliği.
  5. Gizli iş, dalavere
    Örnek: Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı. S. F. Abasıyanık
  6. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
  7. Dalgınlık.
  8. Geçici sevgili.
  9. Geniş su yüzeylerinde rüzgârla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri.
  10. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı.
  11. Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik.
  12. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik.İng.: wave Fr.: onde Alm.: Welle,Schwingung Dgr.: Jap.hadô Fiziksel
  13. (en) wave
  14. (en) Wave. undulation. crimp. sea. thingumabob. thingumajig. thingummy.
  15. (en) Beam. gadget. wave. undulation. trick. intrigue. jigger. affair. sweetie.
  16. (en) Wave. band. crimp. sea. swell. hidden catch. billow. surge. oscillation. undulation. jaw. corrugation. absent-mindedness. love affair. upsurge.
  17. (al) Welle
  18. (fr) onde
  19. (fr) vague

ayar (nedir ne demek)

  1. Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu.
  2. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü.
  3. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.
  4. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü.
  5. Değer, derece
    Örnek: Biz, telif eser ayarında bir sanat kıymeti taşıyan tercümelere teşekkür edelim. B. R. Eyuboğlu
  6. Almaçlarda seçik, doğru ve düzgün bir görüntü ve pürüzsüz ses elde etmek amacıyla yapılan düzenlemeler. (Başlıcaayarlar oluk seçme, sertlikayarı, parlaklıkayarı, yükseklikayarı, genişlikayarı, düşey doğrusallıkayarı, görüntülükayarıdır).
  7. Bk. odaklama
  8. Ayarlama işi.
  9. (en) Adjustment, control
  10. (en) Adjusting. regulating. tuning. standard. carat. gauge. gage. accuracy. adjustment. readjustment. tune-up. touchstone. regulation. content. foot rule. yardstick.
  11. (en) Adjusting. regulating. tuning. standard. carat. gauge. gage. accuracy. adjustment. readjustment. tune-up. touchstone. regulation. content. foot rule. yardstick. test.
  12. (en) Setting. tune. standard. adjustment for accuracy. adjustment. setup. fineness. carats. quality character. gauging. calibration. control. focusing. assay. proof. standard of finess.
  13. (en) adjustment
  14. (al) Regelung, Justierung
  15. (fr) Réglage, contrôle, ajustage
  16. (fr) ajustage

odaklama (nedir ne demek)

  1. Odaklamak işi.
  2. 1- Bir mercek ya da bir ayna ile. ışığı bir noktada toplama işlemi. 2- Bir alt-üşek ışınları borusunda bir elektriksel ya da mıknatıssal mercekle eksicik demetinin bir noktada toplanması.
  3. 1- Bir mercek ya da bir ayna ile. ışığı bir noktada toplama işlemi. 2- Bir alt-üşek ışınları borusunda bir elektriksel ya da mıknatıssal mercekle eksicik demetinin bir noktada toplanması.
  4. Seçik bir görüntü elde etmek amacıyla, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan ayarlama.
  5. (en) focusing
  6. (en) focalization.
  7. (en) Focusing. to focus.
  8. <(al) Scharfeinstellung, Einstellung, Fokussierung, Bündelung
  9. <(al) Einstellung
  10. (fr) Mise au point, focalisation
  11. (fr) Mise au point

deniz (nedir ne demek)

  1. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
  2. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
  3. Aydaki düzlükler.
  4. Geniş alan.
  5. Sınırsız genişlik, çokluk, yoğunluk.
  6. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları.
  7. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu, büyük su kütlesi.
  8. Mec. Çok, bol.
  9. (en) Sea. naval. marine. maritime. nautical. sea. the waters. the wave. the waves. the deep. the blue. the briny. brine. drink. main. thalasso-.
  10. (en) Sea. naval. marine. maritime. nautical. the waters. the wave. the waves. the deep. the blue. the briny. brine. drink. main. thalasso-. waters.
  11. (en) Ocean. sea. beach operator. drink. fish pond. oggin. water.
  12. (en) sea
  13. (fr) mer

göl(nedir ne demek)

  1. Oluşması genellikle tektonik, volkanik vb. olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü
    Örnek: Gölün üstünde güneşin doğuşuna batışına, aylı gecelere doyum olmuyordu. N. Cumalı
  2. Yapay su birikintisi.
  3. (en) Lacustrine. lake. mere.
  4. (en) Lacustrine. lake.
  5. (en) Lake. inland-waterway bill of lading. water.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük