Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > daire parçası nedir, daire parçası ne demek, daire parçasıın anlamı, ingilizcesi (daire parçası nnd)

daire parçası nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






daire parçası

  1. Bir dairenin kirişi ile o kirişin yayı arasında kalan parça.
  2. (en) Segment of a circle

daire (nedir ne demek)

  1. Bir yapının konut olarak kullanılan bölümlerinden her biri, kat
    Örnek: Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. H. F. Ozansoy
  2. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri
    Örnek: Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi. R. H. Karay
  3. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
  4. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm
    Örnek: Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. M. Ş. Esendal
  5. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü.
  6. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
  7. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
  8. Bk. bölüm (orun)
  9. Bk. katkonut
  10. (en) Circle. round. disc. verge. apartment. bureau. department. board. hoop. rooms.
  11. (en) Circle. round. disc. verge. apartment. bureau. department. board. hoop. rooms. circuit. compartment. pad. ring.
  12. (en) Agency. circle. department. office. ring. round. apartment. flat. room. section. hall. administration. office building. ward. tenement. roundel. compartment. compass. studio. accomodation. area. bureau. chamber. circle chart. circuit. desk. hi.
  13. (en) Disc, disk
  14. (fr) disque

parçası (nedir ne demek)

  1. (en) [parça] n. piece, bit, cut, fragment, part, component, passage, attachment, batch, cake, cantle, dribblet, driblet, fraction, item, lump, moiety, morsel, patch, portion, scrap, segment, shred, snatch, tool

parça (nedir ne demek)

  1. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey.
  2. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime
    Örnek: Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır. H. Taner
  3. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri.
  4. Tane.
  5. Edebiyat eserinin bir bölümü
    Örnek: Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım. R. N. Güntekin
  6. Müzik eseri.
  7. Benzeri, bir örneği.
  8. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz
    Örnek: Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun. K. Kamu
  9. 1-Yazılı bir yapıttan alınmış bir bölüm. 2 - Bir kısmı yitirilerek yalnızca bir bölümü kalmış olan yapıt.
  10. (en) Piece. bit. cut. fragment. part. component. passage. attachment. batch. cake. cantle. dribblet. driblet. fraction. item. lump. moiety. morsel. patch. portion. scrap. segment. shred. snatch. tool.
  11. (en) Article. bar. bit. cut. extract. fragment. grain. iota. item. jot. length. lump. morsel. ounce. part. particle. passage. piece. portion. quotation. section. segment. shred. snatch. text. track. unit.
  12. (en) fragment
  13. (en) gobbet
  14. (fr) fragment

kiriş (nedir ne demek)

  1. Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılan tel.
  2. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ.
  3. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon.
  4. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası.
  5. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.
  6. Bir kasın hareket edebilen yapılarla bağlanmasını sağlayan beyaz, parlak ve telli bir bağ. Tendon.
  7. (en) Tendinous. catgut. string. chord. tendon. tie beam. balk. baulk. beam. bowstring. girder. gut. joist. ligament. rafter. rib. sinew. span. stringcourse. tie. timber. traverse. wire. catgut.
  8. (en) Beam. chord. girder. joist. ligament. sinew. tendon. rafter. balk. violin string. catgut.
  9. (en) Beam. girder. joist. rafter. bowstring. tender. chord. cross beam. crossbeam. member. sinew. tendon. truss.
  10. (en) tendon
  11. (en) stringer
  12. (fr) tendone
  13. (la) Tendere: germek

yay   US UK (nedir ne demek)

  1. Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk.
  2. Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılan esnek parça.
  3. Zemberek.
  4. Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
    Örnek: Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz. R. H. Karay
  5. Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası.
  6. Bir eğriden alınan parça.
  7. Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça.
  8. Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan burcun adı.
  9. Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
  10. Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
  11. Esnek metal parça.
  12. Ok atmaya yarayan, iki ucunun arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk.
  13. Yaz, sıcak mevsim.
  14. (en) Arc. arch. bow. coil. coil spring. release. spring.
  15. (en) Arc. arch. bow. release. spring.
  16. (en) Arc. bow for shooting an arrow. bow with which a stringed instrument is played. bedspring. watchspring. arch. curve. bow.
  17. (en) arc
  18. (en) spring
  19. (al) Feder
  20. (al) Bogen
  21. (fr) arc
  22. (fr) ressort
  23. Bu kadar.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük