|
daire kesmesi
-
Bir dairenin iki yarı çapı ile aralarındaki yayın çevrelediği alan.
-
segment
-
Bir yapının konut olarak kullanılan bölümlerinden her biri, kat
Örnek:
Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. H. F. Ozansoy
-
Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri
Örnek:
Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi. R. H. Karay
-
Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
-
Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm
Örnek:
Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. M. Ş. Esendal
-
Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü.
-
Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
-
Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
-
Bk. bölüm (orun)
-
Bk. katkonut
-
Circle. round. disc. verge. apartment. bureau. department. board. hoop. rooms.
-
Circle. round. disc. verge. apartment. bureau. department. board. hoop. rooms. circuit. compartment. pad. ring.
-
Agency. circle. department. office. ring. round. apartment. flat. room. section. hall. administration. office building. ward. tenement. roundel. compartment. compass. studio. accomodation. area. bureau. chamber. circle chart. circuit. desk. hi.
-
Disc, disk
-
disque
-
Kesmek işi.
-
Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas.
-
Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan
Örnek:
Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat. R. H. Karay
-
Kesin, değişmez, maktu.
-
Kesme işareti.
-
Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat.
-
Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 m kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia).
-
Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi.
-
Klasik balede küçük ara adımı.
-
Alıcı yönetmenine, ses yönetmenine "kes!" komutu vererek çevirimi sona erdirme
-
İki çekimin kurguda birbirini izlemesinden doğan durum. TV
-
Televizyonda aynı sonucun, bir alıcıdan öbürüne geçme yoluyla sağlanması
-
Bir oluğun çıkışını birdenbire sona erdirme.
-
Bk. kesim
-
1. Emdirme materyali içerisinde yerleştirilip blok durumuna getirilen örneklerden mikrotomda usulüne uygun kesitler alınması. 2. Doğrama.
-
Cut (out), cutaway, straight cut, abrupt passage
-
Cutting. cut. stoppage. discontinuation. interception. shutoff. abscission. clip. curtailment. cutback. nip. scission. section. shearing. suppression.
-
Clip. incision. sector. shutoff. trim. cutting. shears. chop. cut. definite. fixed.
-
interrupt.
-
coupé
-
Sectioning, chopping
-
Scharfe Überblendung, harte Überblendung, direkte Übergang, Schnitt, "Cut"
-
Coupure (directe, franche), passage immédiat, changement simple de plan, "cut"
-
coupé
-
Birden sonra gelen sayının adı.
-
Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
-
Birden bir artık
Örnek:
Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
-
Two. dual. dyad. twain. two. couple. brace. amphi-. two-. bi-. duo-. ambi-.
-
Both. double. either. two.
-
Two. dyad. double double. twin double.
-
Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
-
Breath The physical act of respiration Also will power.
yarı(nedir ne demek)
-
Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
-
Futbolda 45 dakikalık her iki devreden biri.
-
Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan.
-
Gereğinden az, tam olmayarak
Örnek:
Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor. A. İlhan
-
Half. half. quasi. half. moiety. meta-. part-. quasi-. semi-. hemi-.
-
Semi-. half of the. demi -. half time. partial.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|