Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > daim olmak nedir, daim olmak ne demek (daim olmak nnd)

daim olmak nedir, daim olmak ne demek?

daim olmak

  1. Süredurmak, sürüp gitmek, devam etmek.

daim (nedir ne demek)

  1. Sürekli, sonsuz.
  2. Daima.
  3. Bk. haketme
  4. (en) [Daim bar] fallow-deer, small deer native to Europe and Asia.

haketme (nedir ne demek)

  1. Ödeme istemi.
  2. Kırılma, dökülme gibi olaylar nedeniyle yasaları ya da sözleşmeleri gereğince yapılması gereken ödeme.
  3. (fr) Prix de travail, demande de restitution

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

gitmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere doğru yönelmek
    Örnek: Yol yaptırmaktan maksat, insanların gitmek istedikleri yere, güvenle, rahatça gidip gelmelerini sağlamaktır. N. Cumalı
  2. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. Çıkmak, ulaşmak.
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  5. Sürmek, devam etmek
    Örnek: Ama böyle giderse, Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin. M. Ş. Esendal
  6. Yakışmak, yaraşmak.
  7. Tüketilmek, harcanmak
  8. Götürülmek, gönderilmek.
  9. (en) Take one's way.
  10. (en) Become.
  11. (en) Blend.
  12. (en) Flit.
  13. (en) Gravitate.
  14. (en) Move.
  15. (en) To lead.
  16. (en) To last.
  17. (en) To be enough for.
  18. (en) To disappear.
  19. (en) To have recourse to.
  20. (en) Betake.
  21. (en) Buzz.
  22. (en) Drive off.
  23. (en) Roll.
  24. (en) Apply.
  25. (en) Run.
  26. (en) Fare.
  27. (en) Turn to.
  28. (en) Go away.
  29. (en) Depart.
  30. (en) Head for.
  31. (en) Betake oneself to.
  32. (en) Bugger off.
  33. (en) Give.
  34. (en) Go together.
  35. (en) Head.
  36. (en) Hop it.
  37. (en) Hop off.
  38. (en) Repair.
  39. (en) Resort.
  40. (en) Steer for.
  41. (en) Step.
  42. (en) Strike out.
  43. (en) Take to.
  44. (en) Wend one's way.
  45. (en) Work in with.
  46. (en) Nose.
  47. (en) Retire.
  48. (en) Retreat.
  49. (en) Ride.
  50. (en) Sail.
  51. (en) Sneak.
  52. (en) Steam.
  53. (en) Travel.
  54. (en) Trot.
  55. (en) To go.
  56. (en) To leave.
  57. (en) To depart.
  58. (en) To make a move.
  59. (en) To leave for.
  60. (en) To attend.
  61. (en) To get on with sth.
  62. (en) To go off.
  63. (en) To move off.
  64. (en) To travel.
  65. (en) To make.
  66. (en) To go with.
  67. (en) To suit.
  68. (en) To become.
  69. (en) To fit.
  70. (en) To be suitable.
  71. (en) To be enough.
  72. (en) To suffic.
  73. (en) To go away.
  74. (en) Be lost.
  75. (en) To do a fade.
  76. (en) Flock.
  77. (en) Gang.
  78. (en) Get off.
  79. (en) Go about.
  80. (en) Hit the road.
  81. (en) To take one's hooks.
  82. (en) Make.
  83. (en) Make tracks.

devam (nedir ne demek)

  1. Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme.
  2. Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme.
  3. Ek, parça.
  4. "Kesme, sürdür" anlamında kullanılan bir söz.
  5. (en) Follow-Through.
  6. (en) Perpetuation.
  7. (en) Progression.
  8. (en) Prosecution.
  9. (en) Pursuance.
  10. (en) Sequel.
  11. (en) Go on! keep on! keep going!.
  12. (en) Permanency.
  13. (en) Steadiness.
  14. (en) Duration.
  15. (en) Endurance.
  16. (en) Attendance.
  17. (en) Continued existance.
  18. (en) Continuation.
  19. (en) Permanence.
  20. (en) Standing.
  21. (en) Continuance.
  22. (en) Continuity.
  23. (en) Attending.
  24. (en) Carrying on.
  25. (en) Extension.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015