|
daha ileri
-
further
-
Şimdiye kadar, henüz.
-
Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
Örnek:
Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım. P. Safa
-
Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz.
-
Bundan başka, bunun dışında
Örnek:
Daha çiçekleri de sulayacağım. H. Taner
-
Any. more. over. yet. still. any. only. plus.
-
Any. more. over. yet. still. only. plus. else. further.
-
Yet. so far. until now. still. only. more. in addition. else.
-
Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı.
-
Bir şeyin ulaşılacak yönü.
-
Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra.
-
Önde bulunan.
-
Doğrusundan daha çok gösteren (saat).
-
Önceki, evvelki.
-
Benzerlerini geride bırakmış.
-
Öne doğru, ileri doğru.
-
Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön.
-
Advanced. high. higher. sophisticated. ahead. forward. onward. forward. forwards. further. along. forth. onward. onwards.
-
Advanced. along. beyond. forth. forward. on. onwards. front part. forward part. future. the future part. the part to come. fast. ahead.
-
Advanced. front part. forward. toward the front. fore. ahead. fast. onward. pro. up.
-
fast
-
En avant
-
Tikel olumlu önermenin simgesi.
-
Ninth letter of the English alphabet
-
Fusel oil bazı içkiler yapı Iırken meydana gelen bir çeşit karışık ve za rarlı alkol
-
İyelik hali my benim
-
iodine.
-
İngiliz alfabesinin dokuzuncu harfi
-
I harfi şeklinde herhangi bir şey
-
Romen rakamlannda bir sayısı.
-
Bir (romen)
-
Z, f ötedeki, uzaktaki, daha uzak; ilave olunan; (Further çogun lukla miktar ve derece, farther ise mesafe için kullaml/r) z daha öte; ilâveten, bun dan başka, ayrıca; f ilerletmek, yardım et mek furthermore z bundan başka, ayrıca furthermost s en ötedeki
-
Yardım etmek, ilerletmek, kolaylaştırmak
kadar(nedir ne demek)
-
Ölçüsünde, derecesinde
Örnek:
Balıkçılıkta para vardır, ama dalgıçlık kadar da genç işidir. S. F. Abasıyanık
-
Büyüklüğünde, genişliğinde.
-
Dek, değin
-
Gibi
-
Denli
-
Süre belirten bir söz
-
Miktarda, derecede
-
Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten bir söz
-
As. as much as. as far as. so. as much as. up to. until. till. inasmuch as. so long as. until. till. pending.
-
As. as. as big as. as much as. until. till. by. up to. to. as far as. about. or so. something like. amount. degre.
-
As much as. as many as. up to. by. so.
-
Prep. by
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|