Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > daha fazla orsa seyri yapmak nedir, daha fazla orsa seyri yapmak ne demek (daha fazla orsa seyri yapmak nnd)

daha fazla orsa seyri yapmak nedir, daha fazla orsa seyri yapmak ne demek?

daha fazla orsa seyri yapmak

  1. (en) Outpoint.

daha (nedir ne demek)

  1. Şimdiye kadar, henüz.
  2. Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
    Örnek: Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım. P. Safa
  3. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz.
  4. Bundan başka, bunun dışında
    Örnek: Daha çiçekleri de sulayacağım. H. Taner
  5. (en) More.
  6. (en) Over.
  7. (en) Still.
  8. (en) Only.
  9. (en) Plus.
  10. (en) Else.
  11. (en) Further.
  12. (en) So far.
  13. (en) Until now.
  14. (en) İn addition.

fazla (nedir ne demek)

  1. Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
    Örnek: Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı. R. N. Güntekin
  2. Daha çok, aşkın
    Örnek: Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz. B. Felek
  3. Artmış olan.
  4. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
  5. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.
  6. (en) Excessive.
  7. (en) Superfluous.
  8. (en) Spare.
  9. (en) Plus.
  10. (en) Much.
  11. (en) Extra.
  12. (en) Unneedful.
  13. (en) De trop.
  14. (en) Supernumerary.
  15. (en) Surplus.
  16. (en) Thick.
  17. (en) Over.
  18. (en) İn excess of.
  19. (en) Excess.
  20. (en) Super-.
  21. (en) Rising of.
  22. (en) Above.
  23. (en) Heartily.
  24. (en) Redundant.
  25. (en) More.
  26. (en) Too much.
  27. (en) Too many.
  28. (en) More (than.
  29. (en) Acute.
  30. (en) Devilish.
  31. (en) İn excess.
  32. (en) Great.
  33. (en) Heavy.
  34. (en) Residual.
  35. (en) Residuary.
  36. (en) Steep.
  37. (en) Superlative.

orsa (nedir ne demek)

  1. Yelkenleri rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip.
  2. Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgâr üstü, boca veya rüzgâr altı karşıtı.
  3. Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi
    Örnek: Orsa! diye bağırmasıyla dümeni basması bir oldu. Halikarnas Balıkçısı
  4. (en) The weather side of a ship.

yapmak (nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Father.
  10. (en) Put on.
  11. (en) Accomplish.
  12. (en) Acquit oneself.
  13. (en) Architect.
  14. (en) Build.
  15. (en) Carve out.
  16. (en) Contrive.
  17. (en) Create.
  18. (en) Engineer.
  19. (en) Establish.
  20. (en) Execute.
  21. (en) Fashion.
  22. (en) Fulfil.
  23. (en) Fulfill.
  24. (en) Go over.
  25. (en) Go through.
  26. (en) Have.
  27. (en) İmplement.
  28. (en) Land.
  29. (en) Make.
  30. (en) Perform.
  31. (en) Practice.
  32. (en) Practise.
  33. (en) Produce.
  34. (en) Profess.
  35. (en) Put thro.
  36. (en) Commit.
  37. (en) Construct.
  38. (en) Cost.
  39. (en) Deliver.
  40. (en) Discharge.
  41. (en) Draw.
  42. (en) Fabricate.
  43. (en) Fill.
  44. (en) Found.
  45. (en) Hold.
  46. (en) Manage.
  47. (en) Manufacture.
  48. (en) Perpetrate.
  49. (en) Redeem.
  50. (en) Transact.
  51. (en) To do.
  52. (en) To make.
  53. (en) To perform.
  54. (en) To fulfil.
  55. (en) To carry sth out.
  56. (en) To mend.
  57. (en) To repair.
  58. (en) To fix onarmak.
  59. (en) Tamir etmek.
  60. (en) To build.
  61. (en) To construct.
  62. (en) To erect.
  63. (en) To found inşa etmek.
  64. (en) To produce.
  65. (en) To manufacture.
  66. (en) To bring sth out üretmek.
  67. (en) To cause yol açmak.
  68. (en) To marry to evlendirmek.
  69. (en) To cost.
  70. (en) To do with.
  71. (en) To have.
  72. (en) To possess.
  73. (en) To cook.
  74. (en) To draw.
  75. (en) To deliver.
  76. (en) To fashion.
  77. (en) To create.
  78. (en) To prepare.
  79. (en) To buoy oneself with sth.
  80. (en) To do sth as one's regular work or occupation.
  81. (en) To carry out.
  82. (en) To affect.
  83. (en) To execute.
  84. (en) To fix sth.
  85. (en) To caus.

outpoint   US UK (nedir ne demek)

  1. Açık farkla yenmek, daha fazla orsa seyri yapmak, daha fazla puan almak

kadar (nedir ne demek)

  1. Ölçüsünde, derecesinde
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır, ama dalgıçlık kadar da genç işidir. S. F. Abasıyanık
  2. Büyüklüğünde, genişliğinde.
  3. Dek, değin
  4. Gibi
  5. Denli
  6. Süre belirten bir söz
  7. Miktarda, derecede
  8. Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten bir söz
  9. (en) As far as.
  10. (en) As much as.
  11. (en) As big as.
  12. (en) As many as.
  13. (en) Prep. by.
  14. (en) Up to.
  15. (en) Until.
  16. (en) Till.
  17. (en) İnasmuch as.
  18. (en) So long as.
  19. (en) Pending.
  20. (en) About.
  21. (en) Or so.
  22. (en) Something like.
  23. (en) Amount.
  24. (en) Degre.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.025