dağınıklık içinde olmak ne demek?

  1. (en)Be in disarray.

be

  1. Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu.
  2. "Ey, hey, yahu" anlamlarında bir seslenme sözü
  3. Berilyum elementinin simgesi.
  4. (en)To live; to happen; to exist.
  5. (en)To exist actually, or in the world of fact; to have existence.
  6. (en)To exist in a certain manner or relation, whether as a reality or as a product of thought; to exist as the subject of a certain predicate, that is, as having a certain attribute, or as belonging to a certain sort, or as identical with what is specified, a word or words for the predicate being annexed; as, to be happy; to be here; to be large, or strong; to be an animal; to be a hero; to be a nonentity; three and two are five; annihilation is the cessation of existence; that is the man.
  7. (en)To take place; to happen; as, the meeting was on Thursday.
  8. (en)To signify; to represent or symbolize; to answer to.
  9. (en)Prefix, originally the same word as by; To intensify the meaning; as, bespatter, bestir.
  10. (en)To render an intransitive verb transitive; as, befall ; bespeak.

dağınıklık

  1. Dağınık olma durumu.
  2. (en)Mussiness.
  3. (en)Muddle.
  4. (en)Untidiness.
  5. (en)Disorder.
  6. (en)Mess.
  7. (en)Disorganization.

dağınık

  1. Geniş bir alana yayılmış olan.
  2. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız.
  3. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık
  4. Hoş görünmeyen, uyumsuz
  5. Düşüncelerini toparlayamayan.
  6. (en)Scattered.
  7. (en)Dispersed.
  8. (en)Untidy.
  9. (en)Out of trim.
  10. (en)Messy.

içinde

  1. Süresince, zarfında
  2. Ortamında
  3. ... ile dolu bir biçimde.
  4. (en)Included.
  5. (en)Inside of.
  6. (en)Within.
  7. (en)Inly.
  8. (en)Therein.
  9. (en)Inside.
  10. (en)Among.

olmak

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en)Be situated.
  10. (en)Happen.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

dağınıklıkdağınıkdağınık aydınlatmadağınık bırakmakdağınık fazdağınık gözenekiçindeiçinde alçı bulunaniçinde bulunmaiçinde bulunulan geceiçinde dolaşmakiçinde kaybolmakiçinde kullanma kılavuzu var mıiçinde lenf bulunaniçinde olmakiçinde oturmakiçiniçin içiniçin çalışmakiçin dogaliçin güncellestir
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın