Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > dış deri nedir ne demek, dış derinin anlamı

dış deri nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

dış deri

  1. Sinir sistemini ve duygu organlarını oluşturan, embriyonun dış yüzünü örten tabaka, ektoderm.
  2. (Yun. ektos: dışarda; derma: deri; epi: üzerinde; blastos: tomurcuk) 1. Çok hücreli hayvanlarda vücudun dış yüzünü örten tabaka. 2. Üst deri (epidermis), sinir sistemi ve duygu organlarını meydana getiren embriyonun en dış tabakası. Ektoderm, epiblast.
  3. dış deri ne demek (en) Ectoderm. (sadece ingilizce sonuçlar)
  4. dış deri ne demek (en) Ectoderm, ectoblast, epiblast
  5. dış deri ne demek (al) Ektoderm, Ektoblast, Epiblast
  6. dış deri ne demek (fr) Ectoderme, exoderme, épiblaste

dış (nedir)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. 1. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  10. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  11. dış ne demek (en) Exterior (shot)
  12. dış ne demek (en) Outer. outside. exterior. external. outward. out. foreign. extrinsic. offshore. salient. superficial. outside. without. ecto-. exo-.
  13. dış ne demek (en) Exterior. external. foreign. out. outer. outside. outward.
  14. dış ne demek (en) External.
  15. dış ne demek (al) Aussenaufnähme
  16. dış ne demek (fr) Extérieur, plein air

deri (nedir)

  1. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı örtü, cilt, ten
    Örnek: Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu. P. Safa
  2. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan derisi.
  3. Bu deriden yapılmış
    Örnek: Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası. N. Cumalı
  4. Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar.
  5. Toplantı, düğün.
  6. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek.
  7. Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu, meyvenin, tohumun üzerini örten en dış örtü. Omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur.
  8. deri ne demek (en) Pelt
  9. deri ne demek (en) Coriaceous. cutaneous. skin. derm. leather. hide. fell. integument. rind.
  10. deri ne demek (en) Coriaceous. cutaneous. skin. derm. leather. hide. fell. integument. rind. pelt.
  11. deri ne demek (en) Leather. skin. hide. peel. rind. crust. parchment. buff. peltry. fell. integument.
  12. deri ne demek (en) Skin
  13. deri ne demek (fr) Peau

der (nedir)

  1. Bk. granülsüz endoplâzmik retikulum

sinir (nedir)

  1. Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet
    Örnek: Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu. R. N. Güntekin
  2. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik.
  3. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
  4. Hoşa gitmeyen, can sıkan.
  5. Kas kirişi ve zarı.
  6. Birçoksinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı.
  7. sinir ne demek (en) Arse. bugger. nerve. sinew. string. fibre. anger. irritation. emotional balance. equanimity. crabby. irritating. irksome. annoying. fiber. rib. vein. nervous. habit.
  8. sinir ne demek (en) Nerve
  9. sinir ne demek (fr) Nerf

duygu (nedir)

  1. Duyularla algılama, his.
  2. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim
    Örnek: Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa, duygu payı da ondan az değildir. B. Felek
  3. Önsezi
    Örnek: Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır. A. Gündüz
  4. Ahlaki, estetik vb. şeyleri değerlendirme, onlara bağlanma yeteneği.
  5. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
    Örnek: Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı. P. Safa
  6. Kimi nesne, olay veya kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
  7. Belli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bir uyarım biçimi.
  8. duygu ne demek (en) Feeling. emotion. feel. sense. sensation. chord. sentiment.
  9. duygu ne demek (en) Emotion. communion. feel. feeling. sensation. sense. sentiment.
  10. duygu ne demek (en) Feeling. sensation. sentiment. impression. emotion. chord. feel. sense. wit.
  11. duygu ne demek (en) Sentiment


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.462
Bunları kaçırmayın!