Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dış kapının mandalı nedir, dış kapının mandalı ne demek (dış kapının mandalı nnd)

dış kapının mandalı nedir, dış kapının mandalı ne demek?

dış kapının mandalı

  1. Uzak akraba.
  2. Önemsiz, değersiz.

dış (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  10. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  11. (en) Exterior (shot).
  12. (en) External.
  13. (en) Outer.
  14. (en) Outside.
  15. (en) Exterior.
  16. (en) Outward.
  17. (en) Foreign.
  18. (en) Extrinsic.
  19. (en) Offshore.
  20. (en) Salient.
  21. (en) Superficial.
  22. (en) Without.
  23. (en) Ecto-.
  24. (en) Exo-.
  25. (al) Aussenaufnähme
  26. (fr) Extérieur, plein air

kapı (nedir ne demek)

  1. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
  2. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat
    Örnek: Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı. S. F. Abasıyanık
  3. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân
  4. Gidere yol açan gereksinim.
  5. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
  6. Devlet dairesi.
  7. Ev gezmesi için gidilen yer.
  8. (en) Gate.
  9. (en) Door.
  10. (en) Portal.
  11. (en) Entrance.
  12. (en) Gateway.
  13. (en) Entry.
  14. (en) Hatchway.
  15. (en) Opening.
  16. (en) Port.
  17. (en) Possibility.
  18. (en) Place of work.
  19. (en) Course.
  20. (en) Outlet.
  21. (en) Valve.
  22. (en) Vessel.

mandal (nedir ne demek)

  1. Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça.
  2. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.
  3. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme.
  4. Evlek.
  5. (en) Latch.
  6. (en) Clothes peg.
  7. (en) Fastener.
  8. (en) Ratch.
  9. (en) Ratchet.
  10. (en) Clothes-Peg.
  11. (en) Clothes-Pin.
  12. (en) Bolt.
  13. (en) Thumb latch.
  14. (en) Tumbler.
  15. (en) Clothes pin.
  16. (en) Catch.
  17. (en) Tuning peg.
  18. (en) Powl.
  19. (en) Locking ratchet.
  20. (en) Thumb catcher.
  21. (en) Snap.
  22. (en) Plug.
  23. (en) Click.
  24. (en) Bridging.
  25. (en) Arrester.
  26. (en) Arrest.
  27. (en) Gripper.
  28. (en) Casp.
  29. (en) Clavier.
  30. (en) Trippet.
  31. (en) Trigger.

uzak akraba (nedir ne demek)

  1. Yakınlığı, ilgi derecesi az olan akraba
    Örnek: Uzak akrabamdan bir köylü gelip beni aldı. R. H. Karay
  2. (en) Distant relative.
  3. (en) Distant relation / relative.
  4. (en) Distant relation.
  5. (en) Remote kinsman.

uzak (nedir ne demek)

  1. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı
    Örnek: Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu. P. Safa
  2. Arada çok zaman bulunan.
  3. Eli, gücü veya hükmü yetişmez.
  4. İhtimali az olan.
  5. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan
    Örnek: Ne iyi! Sizinle birlikte uzak şeylerden bahsedebileceğiz. P. Safa
  6. Yer.
  7. Uzak yer.
  8. (en) Cool.
  9. (en) Farther.
  10. (en) Off the beaten track.
  11. (en) İmprobable.
  12. (en) Out- of-reach.
  13. (en) Wide.
  14. (en) Distant.
  15. (en) Remote.
  16. (en) Out-Of-The-Way.
  17. (en) Faraway.
  18. (en) Back.
  19. (en) Far-Off.
  20. (en) Outlandish.
  21. (en) Outlying.
  22. (en) Recluse.
  23. (en) Standoffish.
  24. (en) Away.
  25. (en) Far away.
  26. (en) Afar.
  27. (en) Aloof.
  28. (en) Far off.
  29. (en) İnsofar.
  30. (en) Long way off.
  31. (en) Unlikely.
  32. (en) Outside.
  33. (en) Distance place.
  34. (en) Distant place.
  35. (en) The distance.

akraba (nedir ne demek)

  1. Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım
    Örnek: Geceleyin, babam, amcam, akrabamız, hepsi istasyonda idiler. Y. K. Beyatlı
  2. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler.
  3. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
  4. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk.akrabalık, dirimbilimselakraba, atasoyluakrabalık.
  5. (en) Folks.
  6. (en) Relation.
  7. (en) Relatives.
  8. (en) Family.
  9. (en) Related.
  10. (en) Connected.
  11. (en) Kin, relative.
  12. (en) Akin.
  13. (en) Akin to.
  14. (en) Agnate.
  15. (en) Allied.
  16. (en) Connate.
  17. (en) Consanguine.
  18. (en) Kindred.
  19. (en) Relative.
  20. (en) Flesh and blood.
  21. (en) Cognate.
  22. (en) Connection.
  23. (en) Connexion.
  24. (en) Kinsman.
  25. (fr) Parent

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011