Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dümeni kırmak nedir, dümeni kırmak ne demek (dümeni kırmak nnd)

dümeni kırmak nedir, dümeni kırmak ne demek?

dümeni kırmak

  1. Çekip gitmek, kaçmak, uzaklaşmak.

dümen (nedir ne demek)

  1. Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça.
  2. Yönetim, idare.
  3. Dalavere, hile
    Örnek: Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi? O. Kemal
  4. (en) Rudder.
  5. (en) Steering wheel.
  6. (en) Wheel.
  7. (en) Trick.
  8. (en) Cheat.
  9. (en) Cabal.
  10. (en) Dope.
  11. (en) Helm.
  12. (en) Ramp.
  13. (en) Tail.
  14. (en) Control.
  15. (en) Surface.
  16. (en) Catch.
  17. (en) Humbug.

kırmak (nedir ne demek)

  1. Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak.
  2. İri parçalara ayırmak.
  3. Belirli bir biçimde katlamak.
  4. Öldürmek, yok olmasına sebep olmak.
  5. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek
    Örnek: Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu. H. Taner
  6. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek
  7. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak.
  8. Vücut kemiklerinden birini parçalamak
  9. (en) Freeze, put off.
  10. (en) Bear down.
  11. (en) Reduce.
  12. (en) Refract.
  13. (en) Vanquish.
  14. (en) Chop.
  15. (en) Skip.
  16. (en) Set up.
  17. (en) Discount.
  18. (en) Blight, quench.
  19. (en) Chill.
  20. (en) Put smb.'s nose out of joint.
  21. (en) Break.
  22. (en) Split.
  23. (en) Crack.
  24. (en) Hurt.
  25. (en) Offend.
  26. (en) Give offence.
  27. (en) Give offense.
  28. (en) Ruffle smb.'s feelings.
  29. (en) Breach.
  30. (en) Break down.
  31. (en) Bust.
  32. (en) Dampen.
  33. (en) Fracture.
  34. (en) Lacerate.
  35. (en) Outrage.
  36. (en) Pique.
  37. (en) Rive.
  38. (en) Rupture.
  39. (en) Shatter.
  40. (en) Snap.
  41. (en) Snap off.
  42. (en) Stave in.
  43. (en) Sting.
  44. (en) Affront.
  45. (en) Exterminate.
  46. (en) Pain.
  47. (en) Prejudice.
  48. (en) Prise.
  49. (en) Prize.
  50. (en) Smash.
  51. (en) To break.
  52. (en) To chip.
  53. (en) To split.
  54. (en) To crush.
  55. (en) To grind coarsely.
  56. (en) To fold.
  57. (en) To destroy.
  58. (en) To kill.
  59. (en) To cut down.
  60. (en) To reduce.
  61. (en) To offend.
  62. (en) To hurt.
  63. (en) To turn sharply to one side.

çekip gitmek (nedir ne demek)

  1. (en) Walk off, clear off, clear out, buzz off!, scram, pop off, push off, split, vamoose, vamose.

gitmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere doğru yönelmek
    Örnek: Yol yaptırmaktan maksat, insanların gitmek istedikleri yere, güvenle, rahatça gidip gelmelerini sağlamaktır. N. Cumalı
  2. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. Çıkmak, ulaşmak.
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  5. Sürmek, devam etmek
    Örnek: Ama böyle giderse, Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin. M. Ş. Esendal
  6. Yakışmak, yaraşmak.
  7. Tüketilmek, harcanmak
  8. Götürülmek, gönderilmek.
  9. (en) Take one's way.
  10. (en) Become.
  11. (en) Blend.
  12. (en) Flit.
  13. (en) Gravitate.
  14. (en) Move.
  15. (en) To lead.
  16. (en) To last.
  17. (en) To be enough for.
  18. (en) To disappear.
  19. (en) To have recourse to.
  20. (en) Betake.
  21. (en) Buzz.
  22. (en) Drive off.
  23. (en) Roll.
  24. (en) Apply.
  25. (en) Run.
  26. (en) Fare.
  27. (en) Turn to.
  28. (en) Go away.
  29. (en) Depart.
  30. (en) Head for.
  31. (en) Betake oneself to.
  32. (en) Bugger off.
  33. (en) Give.
  34. (en) Go together.
  35. (en) Head.
  36. (en) Hop it.
  37. (en) Hop off.
  38. (en) Repair.
  39. (en) Resort.
  40. (en) Steer for.
  41. (en) Step.
  42. (en) Strike out.
  43. (en) Take to.
  44. (en) Wend one's way.
  45. (en) Work in with.
  46. (en) Nose.
  47. (en) Retire.
  48. (en) Retreat.
  49. (en) Ride.
  50. (en) Sail.
  51. (en) Sneak.
  52. (en) Steam.
  53. (en) Travel.
  54. (en) Trot.
  55. (en) To go.
  56. (en) To leave.
  57. (en) To depart.
  58. (en) To make a move.
  59. (en) To leave for.
  60. (en) To attend.
  61. (en) To get on with sth.
  62. (en) To go off.
  63. (en) To move off.
  64. (en) To travel.
  65. (en) To make.
  66. (en) To go with.
  67. (en) To suit.
  68. (en) To become.
  69. (en) To fit.
  70. (en) To be suitable.
  71. (en) To be enough.
  72. (en) To suffic.
  73. (en) To go away.
  74. (en) Be lost.
  75. (en) To do a fade.
  76. (en) Flock.
  77. (en) Gang.
  78. (en) Get off.
  79. (en) Go about.
  80. (en) Hit the road.
  81. (en) To take one's hooks.
  82. (en) Make.
  83. (en) Make tracks.

kaçmak (nedir ne demek)

  1. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek
    Örnek: Silahını, hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor. R. E. Ünaydın
  2. Hızla koşup bir yere saklanmak
  3. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak.
  4. Kaçınmak.
  5. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak.
  6. İpi kopmak.
  7. Girmek.
  8. Bir yana doğru kaymak.
  9. (en) Take flight.
  10. (en) Avoid.
  11. (en) Duck.
  12. (en) Elude.
  13. (en) Flinch.
  14. (en) Funk.
  15. (en) Hare.
  16. (en) To escape from.
  17. (en) To evade.
  18. (en) To run away from.
  19. (en) To desert.
  20. (en) To avoid.
  21. (en) To flee from.
  22. (en) To sneak off from.
  23. (en) Ladder.
  24. (en) Light out.
  25. (en) Escape.
  26. (en) Run away.
  27. (en) Desert.
  28. (en) Flee.
  29. (en) Slip off.
  30. (en) Slip.
  31. (en) Abscond.
  32. (en) Blow.
  33. (en) Bolt.
  34. (en) Make a bolt for it.
  35. (en) Break.
  36. (en) Break away.
  37. (en) Bunk.
  38. (en) Decamp.
  39. (en) Defect.
  40. (en) Elope.
  41. (en) Fade.
  42. (en) Fly away.
  43. (en) Get away.
  44. (en) Go by.
  45. (en) Hook it.
  46. (en) Lapse.
  47. (en) Leg it.
  48. (en) Nip off.
  49. (en) Pack up.
  50. (en) Scamp.
  51. (en) Shrink.
  52. (en) Shun.
  53. (en) Trot.
  54. (en) To run away.
  55. (en) To get away.
  56. (en) To flee.
  57. (en) To escape.
  58. (en) To break away.
  59. (en) To break out.
  60. (en) To bolt.
  61. (en) To abscond.
  62. (en) To make off.
  63. (en) To do a bunk.
  64. (en) To elope.
  65. (en) To run away with sb.
  66. (en) To make a move.
  67. (en) To go.
  68. (en) To ooze.
  69. (en) To leak.
  70. (en) To ladder.
  71. (en) To run.
  72. (en) To skip out of.
  73. (en) To leak out.
  74. (en) To veil herself before men.
  75. (en) To go away inadvertently.
  76. (en) To run swiftly.
  77. (en) To leave.
  78. (en) (water , dus.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.018