dökünme ne demek?

  1. Dökünmek işi.

dökünmek

  1. Kendi üstüne dökmek.
  2. Rahat bir kıyafet giymek.
  3. (en)/y/ to throw (water) over oneself, douse oneself (with water).

dökünmek

  1. Kendi üstüne dökmek.
  2. Rahat bir kıyafet giymek.
  3. (en)/y/ to throw (water) over oneself, douse oneself (with water).

döküntü

  1. Bkz. erüpsiyon, eksantem
  2. Dökülmüş, saçılmış şeyler
  3. Bir topluluktan geri kalmış kimseler.
  4. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk vb. belirti.
  5. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi.
  6. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı.
  7. Değersiz, bayağı, ayak takımından olan kimse
  8. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat
  9. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer.
  10. Dağ eteklerinde köşeli taşlar ve daha ince öğeli özdeklerin karışımından oluşan yığıntılar.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

dökünmekdöküntüdöküntü tiplerdöküntü yelpazesidöküntü yığınıdökükdökük saçıkdöküklükdökülebilirdökülebilirlik
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın