Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dış ters açı nedir, dış ters açı ne demek, dış ters açıın anlamı (dış ters açı nnd)

dış ters açı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

ters

  1. Gerekli olan duruma karşıt, zıt.
  2. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası
    Örnek: Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu. Ç. Altan
  3. Kesici bir aletin kesmeyen yanı
    Örnek: Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar. M. Ş. Esendal
  4. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz
    Örnek: Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama. H. C. Yalçın
  5. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert
    Örnek: Ters adamın işi de ters gider. M. Ş. Esendal
  6. Bir şeyin aksi, karşıtı.
  7. Hayvan pisliği.
  8. (en) Reverse. inverted. inverse. upside-down. backward. adverse. wrong. opposite. opposing. bad-tempered. cranky. grumpy. unfavorable. unfavourable. acrimonious. agley. amiss. awkward. awry. bloody-minded. churlish. contradictory. contrary. converse. coun.
  9. (en) Reverse. inverted. inverse. upside-down. backward. adverse. wrong. opposite. opposing. bad-tempered. cranky. grumpy. unfavorable. unfavourable. acrimonious. agley. amiss. awkward. awry. bloody-minded. churlish. contradictory. contrary. converse. coun. alien. brusque. cross. crusty. droppings. forbidding. fretful. moody. over. perverse. sour. surly. tart. ugly. untoward. upside down.
  10. (en) İnverse. reverse. converse. reverse of sth. back of sth. opposite or other side. edge. or end. inverse or opposite of sth. blunt edge. abrupt. acerbic. adverse. amiss. anti. awry. bloody minded. brusque. churlish. contrary. counter. crabbed.

ter (nedir ne demek)

  1. Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı
    Örnek: O kadar sırsıklam ter içinde idi ki cesaret edemedi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. (en) Perspiratory. sudoriferous. sweat. perspiration. sudation. transpiration.
  3. (en) Excreta. perspiration. sweat.
  4. (en) A combining form from L. ter signifying three times, thrice.
  5. (en) See Tri-, 2.
  6. (en) Perspiration. sweat. condensation. moisture gathered in drops on the surface of an object.
  7. (en) Triple Ejector Rack.
  8. (en) Itu terminology indicating a second enhancement to an existing communications recommendation Derived from the French and Latin word for 'third' For example, 'V 27 ter' is the second enhancement to V 27.
  9. (en) Tertiary Entrance Rank. tax-equivalent regime. similar to 'bis' Means new, improved and revised.
  10. (en) lather

açı (nedir ne demek)

  1. Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarı doğru arasındaki açıklık.
  2. Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
    Örnek: Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi. H. Taner
  3. Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye.
  4. 1- Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. 2- Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. 3- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. 4- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği.
  5. (en) angle
  6. (fr) angle
  7. (la) angülus

(nedir ne demek)

  1. Yemek yemesi gereken, tok karşıtı
  2. Yiyecek bulamayan kimse
    Örnek: Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Gözü doymaz, haris.
  4. Çok istekli, hevesli.
  5. Karnı doymamış olarak
    Örnek: Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. O. Kemal
  6. Bk. ayrıntı çekimi.  
  7. (en) Hungry. covetous. empty. unfed. esurient. greedy for. hollow. ravenous. starveling.
  8. (en) Empty. famished. hungry. peckish.
  9. (en) Hungry. covetous. greedy. insatiable. hollow.

gerekli olan (nedir ne demek)

  1. (en) deficient

gerekli (nedir ne demek)

  1. Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip
    Örnek: Bize gerekli olan şey, adamakıllı bir harita, bir de kılavuz. H. E. Adıvar
  2. (en) Necessary. essential. wanted. requisite. imperative. indispensable. material. needful. obligatory. ought.
  3. (en) Due. essential. imperative. indispensable. integral. necessary. required. requisite. needed.
  4. (en) Necessary. required. needed. integral. mandatory. material. needful. positive. requisite. serviceable.

olan(nedir ne demek)

  1. Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
  2. (en) [Olan] pron. one

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük