|
düzgüncü
-
Düzgün yapan veya satan kimse.
-
Gelinin düzgününü süren ve onu süsleyen kadın.
-
Doğru ve pürüzsüz, muntazam.
-
Eksiksiz ve yerli yerinde, düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam
Örnek:
Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil. M. Ş. Esendal
-
Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde.
-
Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim).
-
Kadınların, teni pürüzsüz göstermesi, renk vermesi için yüzlerine sürdükleri yarı sıvı veya boyalı krem, fondöten.
-
Düzenli, doğru.
-
Eksiksiz, kusursuz.
-
Smooth. clear-cut. shapely. in good trim. straight. formal. fluent. regular. dandy. ordered. shipshape. slick. square. trim. unruffled. right. dandyish.
-
Clean. dress. even. level. presentable. proper. regular. shapely. shipshape. smooth. steady. true. orderly. clean-cut. correct.
-
Smooth. neat. orderly. well proportioned. level. well-arranged. correct. regular. flat. plain. glossy. fresh paint. cosmetic. wash. ceruse. even. uniform. plane. uniformly. facial preparation. formal. sleek. straight. laminar. right. taut. clear-cut.
-
spruce
-
Bk. yapımcı
-
[yapar] v. give a bonus
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|