|
düz
-
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan.
-
Kıvrımlı olmayan, doğru.
-
Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi.
-
Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı).
-
Yayvan, altı derin olmayan.
-
Kıvırcık veya dalgalı olmayan (saç).
-
Yalın, sade, süssüz.
-
Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
-
rakı.
-
Düz rakı.
-
Flat. level. smooth. plain. straight. even. right. flush. horizontal. plane. slick. straight. flatwise. flatways. platy-.
-
Direct. even. flat. flush. horizontal. level. plain. plane. right. slick. smooth. straight.
-
Even. flat. plain. right. smooth. straight. level. simple. acyclic. direct. rectilinear. aclinal. flush. horizontal. uniform. slippery. unruffled. bare. splay. glare.
-
Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.
-
Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem.
-
Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem.
-
Flat. horizontal. level. supine.
-
Even. horizontal. horizontal ufki.
-
Horizontal. landscape.
-
horizontal
-
Waagrecht
-
horizontale
-
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
Örnek:
Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. R. N. Güntekin
-
Duruş biçimi, konum.
-
Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
-
İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
-
Bkz. hal.
-
Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.
-
Condition. situation. state. circumstance. case. position. status. attitude. score. occasion. state of affairs. ball game. conjuncture. context. estate. event. fact. fettle. footing. instance. lay. lie. pass. plight. posture. repair. set. set-up. sha.
-
Capacity. case. circumstance. condition. footing. occasion. order. point. position. situation. state. status. things.
-
Wheat with hard dark-colored kernels high in gluten and used for bread and pasta; grown especially in southern Russia, North Africa, and northern central North America.
-
State. condition. situation. circumstances. status.
-
score
-
Unundan makarna yapılan bir cins buğday (bot.) Triticum durum.
-
Durum, durum buğdayı, bir buğday türü
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|