|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
kibar
-
Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan (kimse)
Örnek:
İşte senin bu kibar, bu efendi hâllerine bayılıyorum. Y. Z. Ortaç
-
Seçkin, değerli
-
Zengin, soylu, köklü (kimse, aile)
-
Büyükler, ulular.
-
Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan.
-
Seçkin, değerli.
-
Zengin, soylu.
-
(Eski) Büyükler, ulular.
-
Polite. gentle. nice. well-born. aristocratic. aristocratical. attentive. blancmange. bland. chivalrous. civil. civilized. courteous. courtly. distingue. douce. elegant. exquisite. fashionable. gallant. genteel. kid-glove. well mannered. mild. parlia.
-
Attentive. chivalrous. civil. courteous. decent. decorous. genteel. gentle. grand. kind. mild. nice. polite. refined. slimy. well-bred. noble. distinguished.
-
Gentle. refined. well-bred. civil. civilized. classy. courteous. distinguished. elevated. gallant. genteel. gracious. mannerly. polished. polite. suave.
-
Davranma işi veya biçimi, tutum, davranım, muamele, hareket
Örnek:
Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet! N. Cumalı
-
Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
-
Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.
-
1- Kişinin özellikle ahlâk bakımından gösterdiği davranım. 2- Bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-Bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum.
-
Behavioral. behavioural. behavior. behaviour. attitude. conduct. action. demeanor. demeanour. manner. doings. way. act. bearing. deal. dealing. deportment. form. proceeding. stroke. treatment. turn.
-
Act. action. asperity. attitude. behaviour. conduct. deportment. fashion. front. manner. treatment. demeanour.
-
Attitude. bearing. behaviour. comportment. conduct. course action. demeanour. deportment. fashion. kind act. melodrama. play. treatment.
-
conduct
düşünce(nedir ne demek)
-
Düşünme sonucu varılan, düşünmenin ürünü olan görüş, mütalaa, fikir, mülahaza, ide
Örnek:
Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur. T. Buğra
-
Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
-
Niyet, tasarı.
-
Tasa, kaygı, sıkıntı.
-
İlke, yönetici sav.
-
1- Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. 2- Bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. 3-düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.
-
Thinking. reasoning. sentiments. thinking. thought. belief. idea. opinion. mind. consideration. judgement. apprehension. attitude. cogitation. conceit. counsel. fancy. remark. say-so. sense. voice. ideo-.
-
Argument. attitude. communion. conception. consideration. estimate. estimation. idea. judgment. mind. observation. opinion. remark. sense. sentiment. sight. thinking. thought. view. voice.
-
İdea. opinion. reflection. thought. thinking. observation. anxiety. worry. conception. consideration. counsel. estimate n. proselyte. sentiments.
-
İdea, thought, consideration
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|