|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
devinim
-
Devinme işi, hareket
Örnek:
Dinleyenlerden de kendisini doğrulayan baş devinimleri bekliyordu. N. Cumalı
-
Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü.
-
Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.
-
Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket.
-
Zaman içinde durum değiştirme.
-
Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket.
-
Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir.
-
Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir.
-
1 - Yer değiştirme; bir noktanın uzaydaki bir durumdan başka bir duruma geçişi; zaman içinde durum değiştirme. 2- Olabilirlikten gerçekliğe geçiş. 3- Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş; bir düşünce sürecinin başlaması. 4- Tarihin akışı içinde var olan düzeni değiştirmeye zorlayan " toplumsal, tinsel vb. güçlerin baskısı.
-
Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. TV
-
Televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim.
-
action
-
Motion. movement. motion hareket.
-
Motion. action.
-
Move, motion, movement
-
motion
-
Handlung
-
Bewegung
-
action
-
mouvement
-
mouvement
-
motus
-
Devinmek işi, hareket.
-
precession
iş(nedir ne demek)
-
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
Örnek:
İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
-
Bir değer yaratan emek.
-
Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
-
Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
-
Kamu yararına yapılan işler.
-
Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
-
İş yeri
-
Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
-
Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
-
Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
-
Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
-
Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
-
Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
-
Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
-
profession.
-
job
-
work.
-
Business, activity.
-
work
-
Arbeit
-
travail
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|