|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
cümlesi
-
Hepsi
Örnek:
Cümlesi masanın başında koltuklara yerleştiler. E. E. Talu
-
[cümle] n. sentence, clause, proposition
-
Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
Örnek:
Ben bu cümleyi üç defa okudum, hiçbir şey anlayamadım. B. R. Eyuboğlu
-
Dizge, sistem.
-
Bütün, hep.
-
Herkes
Örnek:
Cümleye uzun ömürler dilerim. B. Felek
-
Bk. küme
-
Sentence. clause. proposition.
-
Sentence. clause. system. group. phrase.
-
Tümsek biçimindeki yığın.
-
Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup
Örnek:
Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. N. Nâzım
-
Tomar.
-
Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
-
Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig.
-
Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.
-
Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk.
-
Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak Ayaktopu Birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk.
-
Heap. pile. mass. cluster. group. tuft. conglomerate. league. aggregate. aggregation. bank. clamp. cloud. clump. conglomeration. family. stack. congeries.
-
Bank. batch. cloud. clump. cluster. conglomerate. crop. group. heap. lump. mass. pile. troop. tuft. flock. clump. bank. league. set.
-
cluster.
-
league
-
set
-
Menge, Satz
-
ensemble
-
Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi, hep
Örnek:
Bütün bu işlerin hepsi yapıldı. P. Safa
-
All. all of. in all. all of them. all of it. the whole shebang. all and sundry. all. the lot. total. entire. all.
-
All. lot. all of it. all of them. in all. everyone.
-
All of it. all of them. the lot. all. altogether. caboodle. gross. the whole lot. one and all. whatever.
hep
(nedir ne demek)
-
Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak.
-
Sürekli olarak, her zaman, daima.
-
All. always. all the time. every time. evermore. routinely. ever. all. wholly. omni-.
-
Always. ever. forever. throughout. all. wholly. entirely.
-
See Hip, the fruit of the dog-rose. informed about the latest trends.
-
All. the whole. always. invariably. ever.
-
High Energy Physics. acronym standing for High Energy Physics It's the real reason we're all here.
-
Habitat Evaluation Procedure.
-
Higher Education Publications, Inc. high-explosive plastic. informed about the latest trends.
-
Argo açıkgöz, uyanık
-
bilgili.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|