Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > crude oil nedir, crude oil ne demek (crude oil nnd)

crude oil nedir, crude oil ne demek?

crude oil   US UK

  1. Ham petrol

Türetilmiş Kelimeler (bis)

crud, cruddy, crude, crud, crude, crudity, recrudesce, crude fiber

crude   US UK (nedir ne demek)

  1. Ham, rafine edilmemiş
  2. İncelik ve zarafetten yoksun
  3. Kaba, acemi
  4. Ham petrol crudely kabaca
  5. Edepsizce
  6. Ham, işlenmemiş; kaba, nezaketsiz, ilkel; basit; yavan; cırlak (renk)

cru (nedir ne demek)

  1. Bk. kolektif rezerv birimi

kolektif rezerv birimi (nedir ne demek)

  1. G-10 ülkeleri tarafından altına ek olarak yeni bir uluslararası rezerv birimi yaratılmasını amaçlayan ve katılımcı ülkelerin rezerv birimi içindeki paylarının toplam altın rezervlerindeki göreli paylarıyla orantılı olmasını öneren ve Edward Bernstein tarafından geliştirilen tasarıya konu olan birim.
  2. (en) Collective reserve unit, CRU.

oil   US UK (nedir ne demek)

  1. Yağlamak, üzerine yağ sürmek
  2. Rüşvet vermek
  3. Yağ, sıvı yağ
  4. Petrol
  5. Zeytinyağı
  6. Yağ gibi şey
  7. Yağlıboya
  8. Yağlıboya resim

ham petrol (nedir ne demek)

  1. (en) Crude oil, virgin oil.

ham   US UK (nedir ne demek)

  1. Yenecek kadar olgun olmayan (meyve).
  2. İşlenmemiş (madde).
  3. İdmansız.
  4. Gerçekleşme kolaylığı veya imkânı olmayan.
  5. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.
  6. Zenginleştirilmemiş, rafine edilmemiş veya olgunlaştırılmamış.
  7. Domuz karkasının arka bacağı.
  8. Kürlenmiş, pişirilmiş ve dumanlanmış domuz arka bacak eti.
  9. Domuz jambonu.
  10. Hlk. Veteriner hekimliği folklorunda soğuk ve sert apse.
  11. (en) The thigh of any animal; especially, the thigh of a hog cured by salting and smoking.
  12. (en) Home.
  13. (en) The region back of the knee joint; the popliteal space; the hock.
  14. (en) Unripe.
  15. (en) Green.
  16. (en) Unrefined.
  17. (en) Unripened.
  18. (en) Meat cut from the thigh of a hog.
  19. (en) Son of Noah.
  20. (en) Hind leg of pork/hog cured in various ways The leg is cut from the carcase and brined seperately Ham may be cooked, raw or smoked The french term Jambon refers to ham and also to a leg of fresh pork see also Ham pictures see also cooking a Ham.
  21. (en) Sanskrit word meaning the gross body or instrument of the soul The soul is the doer and the gross body is the instrument Ham also refers to the ego.
  22. (en) The nearest tasting to Chinese ham Very salty.
  23. (en) Daging babi.
  24. (en) One of the sons of Noah; he abused his father and Canaan, his son, was cursed for it.
  25. (en) According to Genesis, a son of Noah and the father of Canaan , Ham was considered the progenitor of various nations in Phoenicia, Africa, and West Arabia 'The land of Ham' is usually taken to be Egypt.
  26. (en) Uncut.
  27. (en) Ham.
  28. (en) Crude.
  29. (en) Raw.
  30. (en) Rough.
  31. (en) Rude.
  32. (en) Meat cut from the thigh of a hog an unskilled actor who overacts a licensed amateur radio operator son of Noah.
  33. (en) Uncultivated.
  34. (en) Out of training.
  35. (en) İmmature.
  36. (en) Rusty.
  37. (en) Licensed amateur radio operator.
  38. (en) An unskilled actor who overacts.
  39. (en) Exaggerate one's acting.
  40. (en) An amateur radio operator; not no be confused with DXer and DXing.
  41. (en) Janbon.
  42. (fr) Brut
  43. ), (f.) jambon, domuz budu
  44. Kıç kaynağı, insanın kaynak ve oturma yeri
  45. Kaynak, but
  46. Dizin alt veya iç kısmı
  47. Tiyatro abartarak oynayan oyuncu
  48. Amatör radyo operatörü
  49. Argo aşırı duygusal veya abartmalı bir şekilde oynamak.
  50. Abartılı oynamak, rol kesmek

petrol   US UK (nedir ne demek)

  1. Yoğunluğu 0,8-0,95 arasında olabilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ, yer yağı
    Örnek: Kamyonlar yarı benzin, yarı petrolle çalışmaya uğraşıyor. A. Gündüz
  2. Bk. yeryağı
  3. (en) Oilbearing.
  4. (en) Prospector.
  5. (en) Crude oil.
  6. (en) Petroleum.
  7. (en) British/Australasian term for gasoline.
  8. (en) See: gasoline.
  9. (en) Volatile flammable mixture of hydrocarbons derived from petroleum; used mainly as a fuel in internal-combustion engines.
  10. (en) Brit Gasoline.
  11. (en) Uk term for gasoline, either lamp fuel or automobile fuel.
  12. (en) Gas/Fuel.
  13. (en) In this type of engine, air and petrol are mixed together, then sent to each cylinder, where an electric spark from a spark plug causes the mixture to ignite and explode This drives the piston downward, rotating the crankshaft, which in turn rotates the wheels of the vehicle.
  14. (en) Commonly known as gasoline.
  15. (en) Rock oil.
  16. (en) Fossil oil.
  17. (en) Well / gas / coal / rock / stone / case oil.
  18. (en) Kerosine.
  19. (en) Parafine.
  20. (en) Rock tar.
  21. (en) Naphta.
  22. (en) Gas oil.
  23. (en) Juice.
  24. (en) Mineral oil.
  25. Eski petrol.
  26. Benzin

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010