|
crop
-
Kırkmak, kırpmak, kesmek, kesip kısaltmak
-
Biçmek, ekmek, dikmek; ürün vermek; kesmek, kırpmak; yemek, otlamak
-
Ürün, mahsul, ekin, rekolte
-
Kursak, havsala
-
Binici kırbacı
-
Bir şeyi uçlarından kesmek.
-
Saç, sakal veya tüyü kesmek.
-
Koyun, keçi vb. hayvanların tüylerini kesmek.
-
To trim. to clip. to shear. to ditch. crop. fleece.
-
tag
-
Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak.
-
Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak
Örnek:
Az lakırtı söyler, sık ve siyah kaşlarının altında asla kırpmadığı iri, parlak, sabit ve siyah gözlerini hep önüne dikerdi. Ö. Seyfettin
-
Kesinti yapmak, tutumlu davranmak
-
Clip. shear. cut. wink. blink. bat. crop. pare. retrench. shave.
-
Crop. shear. snip. to trim. to clip. to shear. to snip. to wink.
-
Trim. to clip. to shear. to trim. to wink. crop. nip. snip. trim back.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|